Bloğumu Satmayı Düşünüyorum

Bloğumu satmayı düşünüyorum.

Bloğum organik ziyaretçi çekiyor. Almayı düşünürseniz eğer yukarıdaki iletişim kutusundan bana ulaşabilirsiniz.

Adsense reklam kodunu vermeyi düşünmüyorum. Zaten pin kodu da henüz gelmedi. Pin elime ulaşır ulaşmaz bloğumu satmayı istiyorum.

 Pek emin de değilim satma konusunda. Bloğuma bağlanmış durumdayım.  Bakalım zaman ne gösterir bilemiyorum. Vazgeçebilirim de...


Aslında bloğumu satmaya çok üzgünken karar vermiştim. Şimdilerde aklıma ilginç fikirler geliyor..
Hatta ben blog açıp, bir yerlere getirip öyle satayım diye kendime bir iş kolu da oluşturabilirim diye düşünüyorum . Ciddi ciddi düşünüyorum. Güzel bir fikir gibi geldi.

 Bu bloğum satılırsa zaten duramam ben biliyorum. Bir blog daha açarım. ilk sıraya yazılarım geldi mi ondan sonra zorluklar başlıyor...O anda hemen bloğu satmak benim için en iyisi...Ta kii bloğumu korumayı, teknik konuları öğrenene dek. Blog aç, sat tekniği...

Bir ticari blog açtığımı düşünün. Herkes ürün satarken. Ben bloglarımı alt alta sıralamış şekilde satışa çıkarıyorum....Sonuçta blogger da bir ürün..
Bu bloğum bu kadar ..şu blogum şu kadar...Nasıl iyi fikir, değil mi?  Fikir olarak güzel, uygulaması zor tabii...

Kendimi Nasıl Geliştiririm?


kendimi nasıl geliştiririm
Kendimi nasıl geliştiririm? Kendimi nasıl  değiştiririm? sorularını zaman zaman kendime sorduğum oluyor. Bir şeyler yapmaya da çabalıyorum. Maalesef uygulama konusunda bazı dönemler tökezleyen biriyim.

 İşte  kendimi bıraktığım bu zamanlarda kendimi  toparlamak, yeniden  bir şeyler yapmak adına bir yol haritasına ihtiyaç duyuyorum. Bu da onlardan biri.

Bu yazımda kendimizi geliştirmek için neler yapabiliriz yanında önümüzdeki engellere de değindim. En önemlisi sevdiğim kitaplardan beğendiğim birkaç güzel fikirleri, notları da ekledim.

  Kendimi Nasıl Geliştiririm?
1-İnternette Geçirdiğiniz Süreyi Ayarlamak:
İlk  madde olarak internette geçirdiğimiz süreyi azaltmayı ekledim. Benim gözlemlediğim kadarıyla internetin insanı atalete sürükleyen  olumsuz bir tarafı var. Çok fazla internette zaman geçirmek beyni durağanlaştırıyor. Ruhu daraltıyor. Belli bir zaman sonra hiçbir şey yapmak istemiyor insan. Tabii zamanın su gibi akma meselesi de var.

Kendimi  geliştirmek için zaman bulamıyorum.   En büyük engel internet diyebilirim.
Şu sıralar interneti daha bilinçli kullanmam gerektiğini fark ettim. Benim zamanımı  en çok çalan internet,  belki sizin için bu televizyondur....
kendimi nasıl değiştirebilirim










İnternette Geçirdiğim  Zamanı Ayarlamak için :
1-Bir kağıdım var. Oraya internete bağlandığım saati yazıyorum. Yine internetten çıktığım zaman saate bakıyorum. Böylece kaç saat internette olduğumu  fark ediyorum.

3-Belli bir süre sonra da sadece belli  zamanlarda  bilgisayara girmek için birkaç saat dilimi  belirlemeyi düşünüyorum.

4- Sadece bir işim olduğunda internete  girmeyi düşünüyorum.  İnternete bağlandığımda bir amacım olmalı. Araştırma yapmak, yazımı yazmak gibi...

Bu sıralar internete olan hakimiyetimi kaybetmiş durumdayım. Araştırmak, bir şeyler öğrenmek için zaman harcasam önemli değil de amaçsızca dolaşıyorum. Ben de bir karar aldım.
Niyet ettim  internette geçirdiğim süreyi azaltmaya.

2-Kitap Okumak:
Kendini geliştirmek isteyen bir kişi en başta kitap okumayı hayatının bir parçası haline getirmesi gerektiğini söyleyebilirim. Tarihte başarılı olmuş kişilerle ilgili yazıları okuduğumda ister okula gitmiş olsun ister hayatının  hiçbir döneminde eğitim almamış olsun kitap okumayı ihmal etmemiş, kitapları vazgeçilmezleri yapmışlardır.

Diksiyonu, hitabeti, konuşması iyi ve akıcı olan kişilerin muhakkak günlük bir okuma saatleri olduğu hep dikkatimi çekmiştir. Kimi sabahın ilk saatlerini kimi geceleri uyumadan önce kitap okumaya ayırdıkları ve bunu her gün sürdürdükleri zaman zaman karşıma çıkan bilgilerden .
Kitap okumak zihni ve ruhu besler.

İstediğiniz her türlü kitabı okuyabilirsiniz. Fantastik, polisiye, romantik, klasik,korku,  popüler...Hiç çekinmeyin. Okuma kaliteniz nasılsa zamanla ve okudukça gelişecektir. Buna inanın. Siz yeter ki  bir yerden başlayın.
Kitaplar sessiz öğretmenlerdir. (Gellius)
kendini geliştir








2-Diksiyonunuzu Geliştirin:
Diksiyonunuzu Nasıl Geliştirebilirsiniz?
Dale Garnegie'nin  Söz Söyleme İş Başarma Sanatı adlı kitabında en sevdiğim bölümün başlığı.

Bu bölümde diksiyonunuzun iyi olmasının ne kadar önemli olduğundan bahsederken bu konuda tarihte  isim yapmış kişilerin kitaplarla ne kadar haşır neşir olduğunu öğreniyoruz.
Kitaptan birkaç örnek...
Kitaplar! İşte sır burada.Sözcük dağarcığını genişletmek isteyenler zihinlerini sürekli edebiyat fıçılarına sokmalıdır.
Charles James Fox tarzını geliştirmek için Shakespeare'i yüksek sesle okurdu...(sayfa 194)
Lincoln başarılı bir avukat olmak isteyen bir gence bu sırrı yazmıştı: ''Sadece kitapları alıp oku ve incele, önemli olan çalışma, çalışma,çalışmadır'' (sayfa196)

Diksiyon en önemli konulardan. Maalesef konuşmalarımıza göre yargılanıyoruz, saygı ve değer görüyoruz.  Günümüzde birçok diksiyon kursları var. Kurslara giderek de bu açığınızı kapatabilirsiniz.
Nefes egzersizi, kelimelerin ağzınızdan net çıkması için egzersizler, kitabı yüksek sesle okumak...gibi yapılması gerekenleri de ilave edeyim.

kendini değiştirmek










3-Kendinizi Tanıyın, Kendiniz Olun:
Bir insanın kendini tanıması çok önemli. Neyi sevdiği neyi sevmediğini bilmesi gibi.

 Dale Carnegie'nin Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak adlı kitabında Kendinizi Keşfedin ve Kendiniz Olun başlıklı bölümünde çok iyi bir örnek verilmiş. Mutsuz bir kadının tesadüfen duyduğu birkaç söz hayatını nasıl değiştirdiği anlatıyordu.

 Yazının bir kısmını  aynen aktarıyorum:
Tesadüfen birkaç söz hayatımı değiştirdi. Kayınvalidem bir gün bana çocuklarını nasıl büyüttüğünü anlatıyordu ve şöyle dedi:
''Ne olursa olsun, onların hep kendileri olmalarını sağlamaya çalıştım.'' Kendin Olmak. Bu sözler işe yaramıştı. Ben kendimden farklı davranarak, kendimi bir kılıfa sokmaya çalışarak kendi kendimi mutsuz ediyordum.

Bir gecede değiştim.Kendim olmaya başladım. Kendi kişiliğimi bulmaya çalışıyordum.Kim olduğumu anlamaya çalışıyordum.

 Güçlü yönlerimi keşfediyordum. Renkler ve stiller hakkında pek çok şey öğrendim ve bana uyan tarzda giyinmeye başladım. Arkadaşlar edindim. Önce küçük bir organizasyona katıldım.Bana bir programda görev  verdiklerinde korkudan kaskatı olmuştum, ama her konuşmamda daha fazla cesaret kazandım....

Bütün bunlar zaman aldı elbette;ama bugün baktığımda hayal edebileceğimden çok daha mutlu olduğumu görüyorum. Çocuklarıma da benim hayatımı değiştiren şu sözleri aşılamaya çalışıyorum: 'Ne olursa olsun kendiniz olun'
(sayfa 171)
kendimi nasıl geliştirebilirim











Kendiniz olun derken çılgınlık yapın kesinlikle kastedilmemiştir.😁

4-Düşüncelerinizi ve Duygularınızı Değiştirin:
Kendimizi geliştirmemizin önündeki engelleri belirleyip tek tek  kaldırmamız gerekiyor. Bunlar neler; karamsar düşünceler, değişime direnç,değersizlik, hak etmeme duyguları, olumsuz düşünceler...

Siz ne kadar kendinize güveniyor görünürseniz görünün. içinizde sakladığınız güvensizlik, değersizlik duygusu kendini bir yerde belli eder;  ya duruşunuzdan, ya konuşmalarınızdan muhakkak yansır,  ne kadar çok bilgili olursanız olun yine fark etmez...Bilgili olmak, kendini güveniyor gibi davranmak bu duyguları kapatmıyor maalesef.

Peki ne yapacağız?
Olumlamalar:
Kendinize birkaç belirlediğiniz olumlamayı tekrar edebilirsiniz.
Kendimi seviyorum...                      Ben kendime inanıyorum...
Kendimi seviyor ve onaylıyorum... Ben her şeyin en iyisine layığım...

Eğer bu olumlamalar sizde direnç oluşturuyor, cümlelere inanmıyorsanız 'seçiyorum' kelimesini ekleyebilirsiniz. 'Ben kendime inanmayı seçiyorum.' 
kendimi nasıl değiştirebilirim








Olumlamaları tekrar ederken zihninizde yer olan tüm negatif düşünceler ortaya çıkabilir. Burada dikkatli olun. Tüm bu zihninize üşüşen düşüncelere kapılırsanız ruhsal olarak  kendinizi daha kötü hissedebilirsiniz. Bu durumda bir teknik daha bilmeniz gerekir.

Dur Tekniği ya da İptal Tekniği:
Düşüncelerinizi İzleyin ve Negatif Düşüncelerinizi Yakaladığınızda İptal deyin: Ya da bu düşünceler zihninizde alışkanlık yaptığını önemsiz olduğunu kendinize  hatırlatın. Bırakın geçip gitsinler.

Düşüncelerinizde fark ettiğiniz yıkıcı, sizi engelleyen negatif cümleleri  bir kağıda not edebilirsiniz.

Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız önce düşünceleriniz ve duygularınız üzerinde çalışmanız gerekiyor. Bunun için ilk önce  kötü hissetmenize neden olan negatif düşüncelerinizi fark etmeye ve değiştirmeye başlayın.

5-Hedeflerinizi ve Amaçlarınızı Yazın:
Ne zaman planlarımı yazsam harekete geçtiğimi birçok kez fark etmişimdir. Yazmanın gerçekten bir gücü var.
Bir dönem günlük yapacaklarım için bir çizelge hazırlamıştım. O gün o konuda bir şey yapınca + işareti koyuyor ve o çizelgeye göz gezdirdiğim için neler yapacağımı hatırlıyordum. Böyle  kendinize çizelge de hazırlayabilirsiniz.
Hedef ve amaçlarınızı yazmak yapacaklarınızı hatırlamak adına önemli.

kendimi nasıl geliştirebilirim










6-Not Tutmak:
A. Kadir Özer'in ''Ben Değeri Tiryakiliği
adlı kitabında hatırladığım bir anekdotu buraya yazma gereği hissettim.

Üzerinde çalışılan herhangi bir sorun konusunda kayıtlar ve notlar tutmanın önemi ne kadar vurgulansa azdır. Daha fazla okumadan, küçük bir not defteri edinmekte yarar vardır. Defter yoksa değişmek zordur...( sayfa 112)

Yine bu kitapta yukarıda bahsettiğim Dur tekniği de anlatılmakta.
Yaptığınız tüm çalışmaları ve etkilerini yazacağınız bir günlük tutabilirsiniz. Günlük rutin yapacaklarınızı not ettiğiniz ve her gün göz attığınız bir defter de olabilir.

Düşünceleriniz üzerinde çalışma yapıyorsanız, fark ettiğiniz değiştirmeniz gerektiğini düşündüğünüz kelimeleri, cümleleri not edebilirsiniz. Kısaca üzerinde çalıştığınız ne varsa not almak çok faydalı olacaktır.

7-Önce Karar Verin: 
Aslında bu 1. madde olması gerekirdi. Sonra belki klişe bir söz olarak algılanıp diğer maddeler okunmaz diye yerini değiştirmek istedim.

Zihnimizi başıboş bıraktığımız için  harekete geçemiyoruz. Yapacaklarınızı önce belirleyin ve bunu kendinize hatırlatın. Hedeflerinizi, amaçlarınızı,yol haritanızı belirleyip bir kağıda yazmanız, görünür bir yere koymanız hedeflerinizi hep anımsamanıza neden olacaktır.
Yani ne yapacağınızı belirleyin. Ve kendinize hatırlatın.

8-Bir Alanda Uzmanlaşın:
Her şeyi bilmek zorunda değiliz. Ancak ilgilendiğimiz bir konuda bilgili olmak, uzmanlaşmak kendimize güvenimizi artırır. Çünkü profesyonel olduğumuz bir alan vardır. O işle ilgilenmeyi sevdiğimiz zaman diğer şeyleri bilip bilmemek de sorun olmuyor aslında.

İnsan kendini nasıl geliştirir? sorusunda bilinmesi gereken birkaç şeyi  daha eklemeyi istiyorum.

-Kendini geliştirmek  bir süreci kapsar. Şunu yaptım sonuç aldım gibi durum hemen beklenmemeli.
-Bir kişi ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak sağlıklıysa gelişim ve değişim daha kolay oluyor. Bu yüzden gelişimi çok etraflıca ele almak gerek.
Sağlıklı beslenme, egzersiz, yürüyüş, uyku düzeni gibi durumları da göz ardı etmemeli. Sağlık yoksa gelişim ve değişim söz konusu olmuyor.

 Kendimi nasıl geliştirebilirim? sorusu için bir yol haritası çizdim. Yazımı okuyarak az çok bir fikir edinmiş olduğunuzu düşünüyorum. Siz de kendiniz için böyle bir plan yapabilirsiniz. Her şeyden önce uygulamaya çalışın.

Bu yazımlarım da ilginizi çekebilir:
Kaderimdeki Fırsata Hazırlanıyorum

Mutlu Yaşama Sanatı

Üniversiteye Başlayacaklara Tavsiyeler




En Beğendigim Kişisel Gelişim Kitapları

kisisel gelisim kitaplari ve yazarları
Bugüne kadar okumuş olduğum kişisel gelişim kitapları arasından seçtiklerimi aşağıda maddeler halinde belirttim. Benim için  en iyi kişisel gelişim kitaplarını sıraladım. Zihnimde iz bırakmış kitaplar bunlar diyebilirim.

 Ben kişisel gelişim kitaplarını aklımı kullanmak, çözümler üretmek, bakış açımı değiştirmek için okuyorum. Bu tür  kitaplara çok fazla anlam yüklemeden okumanın daha doğru olacağı kanısındayım.

Aşağıda  kitaplarda sunulan tekniklerin hepsini uygulamıyorum. İçinden aklıma, mantığıma uyan doğru olduklarını düşündüğüm yöntemleri seçiyor, uyguluyorum.



En Beğendiğim Kişisel Gelişim Kitapları:

1- Hayatla Mücadeleden Yaşama Geçiş (Elvan Demirkan):
en beğendiğim kişisel gelişim kitapları
Bu kitabı 2005 yıllarında duymuştum Bir programa konuk olan yazarın samimi anlatımı dikkatimi çekmiş, kitabını  hemen almıştım. Ve o sıralar uygulamaya da çalışmıştım. Bu kitap benim için önemli bir kitaptır diyebilirim.

Eğer farkındalık nasıl kazanabilirim, anı nasıl yaşayabilirim diyorsanız bu kitap muazzam. Farkındalık ve nefesin önemini belirten bir kitap. Yazar samimi bir dille yazmış. Kendi hayatından örnekler vermiş.
.


2-Şimdinin Gücü (Eckhart Tolle): 
en beğendiğim kişisel gelişim kitaplarıÇok sevdiğim kitaplardan. Zaten yukarıdaki kitapla benzer.
Farkındalık kazanmak , anı yaşamak üzerine bir kişisel gelişim kitabı.

Şimdinin Gücü kitap diliyle yazılmış, diğeri içten konuşur gibi... iki kitabı da birbirinden ayıramıyorum.




3-Düşünce Gücüyle Tedavi (Louise Hay):
Düşünce gücüyle tedavi kitap
Eğer düşüncelerinizi değiştirdiğinizde hayatınızın değişeceğine inanıyorsanız Louise Hay'ın kitapları okuyabilirsiniz.

Hastalıkların nedeni olumsuz düşüncelerden kaynaklandığına inanan yazar bu konuda tavsiyeleri var. Olumlamalar konusunu bu kitapla öğrenmiştim. Çokk uzun yıllar önce. O zaman kişisel gelişim diye bir kavram yoktu.

Ben mesela bir rahatsızlığım olduğunda Loise Hay'in Düşünce Gücüyle Tedavi kitabında o rahatsızlık için önerilen olumlu cümleye bakar ve tekrar ederim. Benim için  olmazsa olmaz kitaplardan.

4- Bilinçaltının Gücü (Joseph Murphy) : 
bilinçaltının gücüBu kitap da benim için yine olmazsa olmazlardan. Bilinçaltının gücünü , bilinçaltınızın nasıl işlediğini detaylarıyla anlatan; sözlerinizle ve telkinlerle hayatınızı nasıl değiştirebileceğinizi öyle güzel anlatmış ki en beğendiğim kitaplardan.
Verilen örnekler de daha iyi anlamanızı sağlıyor.

Kitapta beğendiğim bir örneği paylaşmıştım bloğumda. Buradan okuyabilirsiniz.


5-Zero Limit ( Joe Vitale):
zero limit kitap
Kişisel Gelişim kitabı olarak en son aldığım kitaplardan Zero Limit.Bu kitaptan sonra kişisel gelişim kitaplarını okumayı bıraktım. Artık bir dönem o kadar  kişisel gelişim kitapları okudum ki bünyem artık bu türü okumak istemiyor.

Ve artık okumaktan çok uygulamanın önemli olduğunu idrak ettim. Bu basit öneriyi de uygulamıyorsam oku oku sadece olmuyor.

Kitabın özü; 4 kalıp cümleyi tekrarlayarak arınmak.
 Dört kalıp cümleyi tekrar ederek hayatınız değiştirmek mümkün mü? Deneyin görün.

6-Kaizen Yolu (Robert Maurer):
kaizen yolu kitap
Bu kitabın mantığı şöyle  çok küçük bir adım at ki rahatsız olma. Bilinçaltımız değişime direnç gösterdiği için harekete geçemiyoruz.

 Bu dirençle karşılaşmamak için öyle küçük bir başlangıç yap ki direnç olmasın. Uygulama konusunda direnç yaşayanlar için her gün  küçük bir adım atmaya teşvik ediyor.

Bir konuda karar verip harekete geçemeyenler için...


7-Tibettin Gençlik Pınarı  (Peter Kelder):
tibetin gençlik pınarı

Genç kalmak, daha enerjik olmak...isteyenler için 5 Tibet hareketi var kitapta. Bunun yanında  beslenme, mantra da verilmiş.

 Okunması gereken kiitaplardan. Ancak kitaptaki tibet egzersizi daha ön planda. Bloğumda bu kitabın yorumunu yapmıştım.

Daha sağlıklı, genç, enerjik olmak için egzersiz arayanlar için...




8-Eft Duygusal Özgürlük Tekniği (Mürüvvet Murat):
eft duygusal özgürlük tekniği kitap

Psikologların bile tedavi için uygulama haline getirdikleri bir teknik. Muazzam yararları olduğu yönünde çok bilgiler okudum internette,  uzmanlardan dinledim televizyonda. Bir dönem uyguladım da.

Vücudumuzda belli noktalara hafif vuruşlarla cümleler tekrar ediliyor.

Eft tekniğini anlatan  bir kitap arayanlar için...


9-Dünyanın En Büyük Satıcısı (Og Mandino):
kişisel gelişim kitapları

Og Mandino
'nun yazdığı Dünyadaki En Büyük Satıcı adlı kitap yorumumu blogumda daha ayrıntılı yazmıştım. Buradan bu yazıma ulaşabilirsiniz.

İş hayatınızda başarılı olmak isteyenler için bir kitap önerisi...





10- Olumsuz Düşüncenin Ötesinde:
kişisel gelişim kitap
Daha önce bloğumda bu kitap hakkında yorum yazmıştım. Okumak isterseniz buraya bakabilirsiniz. Bazen zihnimizde geçen olumsuz düşünceler fazlalaşır, günlük hayatımızı negatif etkilemeye başlar. Kontrol edemeyiz.

 İşte bizi engelleyen, kötü hissetmemize neden olan bazı düşüncelerimizin farkına varıp, onları değiştirmek için bir teknik sunuyor kitap.

 Artık bana zarar veren, gerçekliği olmayan düşünceleri bırakmak istiyorum diyorsanız bu  kitap sizler için faydalı olabilir.

Düşünceler üzerinde çalışmak isteyenler için...

11-Çizginin Dışındakiler (Malcolm Gladwell):
kisisel gelisim kitap
Bu kitapta  nasıl bir ailede doğduğunuz, yaşadığınız dönem, yer, ekonomik durumun, şansın, dönemin sunduğu fırsatların başarı konusunda ne kadar etkin olduğu yönünde araştırmalara yer verilmiş.

 Benim en dikkatim çeken konu 10bin saat kuralı oldu. Bir konuda uzmanlaşmak için 10bin saat o işi yapmak gerektiği ile ilgili bilgiydi.

Ailemizi seçemiyoruz. Hakkını savunan, kendini ifade eden bireyler olarak yetiştirilme şansımız da olmayabilir, ailenin ekonomik durumu, dönemin sunduğu fırsatlar da elimizde değil. Ama bir konu elimizde...10bin saat pratik yapmak. ve kendimizi yetiştirmek...

Başarılı olmak isteyenler için bir kitap...


Ayrıca;%100 Düşünce Gücü:İlk kişisel Gelişim kitabımdır diyebilirim. Uzun zaman olduğu için pek hatırlamıyorum. Buraya eklemezsem olmazdı ve
  Daile Carnegie'nin kitaplarını da beğeniyorum.


 Benim en beğendiğim kişisel gelişim kitapları ve yazarları bunlar. Bu önerdiklerimden daha iyi kitaplar da muhakkak vardır. Ben keşfettiklerimi burada sıraladım.

  Yazımın sonuna gelirken kişisel gelişim kitapları tarzınız değilse biyografi kitapları da tercih edilebilir aslında. Bir kişinin yaşam öyküsünden de çok şey öğrenilebileceğini düşünüyorum.

Mutlu Yaşama Sanatı

mutlu yaşama sanatı kitap
Josef Kischner'ın ''Mutlu Yaşama Sanatı'' adlı kitabından kendimce önemli gördüğüm tavsiyelerden birkaçını seçerek burada bahsetmeyi uygun gördüm.

Mutlu olmak için ne yapmalı ? Sorusuna bir cevap niteliğinde birkaç öneri diyebilirim. Aslında mutluluk reçetesi gibi bunları sunmak ne kadar doğru olur bilmiyorum.
 Her gün aynı şekilde düşünüp aynı şeyleri yaparak inanın bir şey değişmiyor.
''Bir şey yaparsam hayatım değişir, ''  benim için önemli cümlelerden biri.
Bu yüzden beni en çok  rahatsız eden bir mesele manipülasyon konusuna yöneldim.
 Bunun için  araştırma yaparken nereden nereye, evde Josef Kirschner'ın kitapları birden  aklıma  geldi.

 Manipülasyon konusunu onun  kitaplarından aşina olduğumu  hatırladım. Bir göz atayım derken Mutlu Yaşama Sanatı adlı kitabındaki bazı öneriler hoşuma gittiği için bloğumda bu konuda bir yazı yazmaya karar verdim.

Mutlu olmak istiyorum, ne yapmalıyım? nereden başlamalıyım? Diyorsanız Kirschner'in Mutlu Yaşama Sanatı adlı kitabındaki öneriler belki size yol gösterici olabilir .

Hayat Kitabı:
mutlu yaşama sanatı
''Her gün neleri ve nasıl yapmanız gerektiğine karar verin. ve bunu 'Hayat Kitabı'nıza yazın.'' 

Yazar kendine ait bir hayat kitabı oluşturmuş. Örneğin 20 yıldır her gün uyguladığı bir köşeye oturup bedeni ve ruhu gevşeyene kadar derin nefes alırmış.

Huzuru içinde sağladığında on kere ''Şimdi kendimle ve evrenle bir olduğumu hissediyorum''diye tekrar ediyormuş.
Bu gibi günlük yaptığı egzersizleri, önemli bilgileri yazar,  Hayat Kitabına yazıyormuş..

Ben de hep böyle bir defter oluşturmayı çok denediğimi söyleyebilirim. Artık o kadar çok bilgiye ulaşıyoruz ki onu mu yapsam, bunu da yazsam derken bu defter çok kabardığı için günlük olarak uygulamakta zorlanmaya  başladığımdan nice defterler hep yarım kalmıştır.

Kesinlikle böyle bir defterin olması gerektiğini düşünüyorum.Yeniden deneyim bakalım.
Sanırım benim için en önemlileri belirleyip onları uygulamayı denemeliyim.

Kendini Sevme Alıştırması:
Yazar; mutluluk duygumuzu dışarıda ve diğer insanlarda arıyorsak ona ne zaman, nerede ve ne ölçüde kavuşacağımız belli değildir, diyor ve sevgi için de aynı durum söz konusu olduğunu ekliyor.
Josef Kischhner, ilişkilerde yaşanan  sorunların  insanların kendilerini sevmeyi bilmediklerinden kaynaklandığını belirtiyor.

Bunun için herkesin kendisinde beğenmediği bir özelliğini bulup, bunu benimseyerek kendini sevme  egzersizini yapmasını öneriyor.
  Ayna karşısına geçip ''kendimi seviyorum'' diyebilirsiniz;  kişisel gelişim  alanında en çok  önerilen bir egzersiz.

Manipülasyon:
mutlu yaşama sanatı
Yazar Josef Kirschner'in kitaplarında manipülasyon ile ilgili konulara değindiğini daha önce bahsetmiştim.

Sürekli manipüle edildiğimiz gibi bizlerin  de sürekli manüpile ettiğimizi vurguluyor. Bu gerçeği kabul edip yapacağımız ilk şey bu oyunun kurallarını öğrenmektir, diyor yazar.

Başkalarının kuklası olmak istemiyorsak, hayatımızı kendi istek ve tasarımlarımıza göre sürdürmeyi arzu ediyorsak yapacağımız ilk şey bu oyunun kurallarını öğrenmek.
Hep birileri tarafından olumsuz yönde etkilendiğimiz için şikayet etmek yerine bunu değiştirmek için bir şeyler yapmaya başlayın önerisinde bulunuyor.

Manipülasyon oyununda önce kendimizden başlamamız gerekiyor:
Her gün on ya da yirmi kere ''kendime inanıyorum'' ya da''ben güçlüyüm, bu işi başaracağım'' (aslında seçilen cümleler şimdiki zamanda olmalı. Kitapta gelecek zaman olarak cümle verildiği için aynen yazdım.) Kendi kendinize telkinleri, olumlamaları tekrarlayın, sizin için gerçek olana  kadar yineleyin.

Araştırmalarım sonucu manipülasyondan etkilememek için zihninizi başıboş bırakmamamız gerektiğini öğrendim. İnternette bu konuda güzel bilgiler bulabilirsiniz.
 Dışarıdan sürekli maruz kaldığımız olumsuzlularla bilinçaltımız programlanıyor, buna  karşı kendimize vakit ayırmak, olumlu telkinler, olumlamalar yapmak,  kendi merkezimizde kalmamızı sağlamak  bunun en iyi reçetesi.

Bunun yanı sıra kitaptaki kendimizi sevme alıştırmasını yapmak, hayat kitabı oluşturmak...gibi kendimizle olan bağı güçlendirmek adına yaptığımız günlük rutinler  manipülasyonlar karşısında güçlü durmamızı sağlayacak.


Benim yıllar önce uyguladığım bir yöntem ve bloğuma yazdığım kitap yorumum
''Olumsuz Düşüncenin Ötesinde''  adlı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Zihninizdeki olumsuz düşüncelerin ve duyguların varlığı, daha kolay manipüle edilmemize etken. Bu yüzden zihninizdeki düşüncelerin farkına varmak ve değiştirmek için bu yazıma göz atabilirsiniz.


Kendi Kendine Telkin:
Yazar, kendi kendine telkin konusunda  isim yapmış  olan Emile Coue'nun önerisine değinmiş:
Sabah kalkmadan önce ve akşam yatmadan önce yirmi kere '' Her gelen gün bir öncekinden daha iyi ve başarılı geçecek'' diye tekrar etmeyi öneriyor.

Sürekli farklı kitaplarda  çokça karşılaştığım Emile Coue'nun Kendi Kendine Telkin adlı kitabına göz atma fırsatı buldum.

Kitapta doğa ve evren yasalarına  aykırı olmadığı sürece kendi kendine telkinle hiçbir şey imkansız değildir, yazıyor.

Yazarak, Sorunlardan Kurtulmanın Yolları:

mutluluğun formülü
Yaşlı bir kadının yazara gönderdiği mektupla ilgili anektod ilgimi çekti.
 Kocasının ölümünde sonra zor dönemler geçiren kadın bir gün hayalinde kocasına mektup yazmaya karar vermiş. Her akşam kocasına detaylı mektuplar yazmış. Düşüncelerini aktardığı gibi akıl danıştığı bile oluyormuş.

Onu ayakta tutan en önemli faktörün yazdığı mektuplar olduğunu belirtmiş.

Yıllar önce ben de bir televizyon programında doğuştan hasta çocuğu olan bir kadını dinlemiştim.

Sanırım çocuk  iyileşme katettiği için yaptıklarını anlatmıştı.
Çocuk iyileşmeden önce bir sürü arınma tekniği kullanmış. Bunlardan biri de sürekli yazmakmış. Kadın belki milyonlarca kez yazdım, dedi. Böylece blokajlarım temizlendi.
Yani olumsuz düşünceleri bıkıp usanmadan yazmak gerekiyormuş.

''İçimi dökecek kimsem yoktu. Bütün içimdekileri kağıda döktüm. Yazdım durmadan her şeyi, sanki başkasına anlatırcasına...
İçimde yığılmış, bloke olmuş içinden çıkılmaz sorunlarımı defalarca yazdım. Aklıma başka fikirler gelmeye başladı. Sanki karşımdakine akıl veriyormuş gibi çareler yazmaya başladım.''

Sonra rahata kavuştuğunu ve yazdıklarını da yırtıp attığını söylemişti.

 Mutlu Yaşama Sanatı adlı kitapta; mutlu bir  hayat için manipülasyonlara karşı kendimizi eğitmekten, günlük sorunlardan yazarak kurtulmaya, zihnimizi başkalarının yönlendirmemesi için kendi kendine  telkinler yapmaya,  bu uygulamalara her daim başvuracağımız bir kaynak kitap olarak Hayat Kitabı oluşturmak  tavsiyeler arasında.

Mutluluğun sırları artık sır olmaktan çıkmış durumda.  Kendinizi ne kadar kendi merkezinizde tutarsanız, zihninize, düşüncelerinize ne kadar hakim olursanız, kendinize ne kadar önem ve değer verirseniz, insan ilişkileriniz ne kadar sağlıklı olursa o kadar mutlu, huzurlu bir hayatınız oluyor.

 Kısaca hayat içerisinde ne kadar dengeli yaşarsanız o kadar mutluluğu yakalama şansınız artıyor. Mutlu olmanın yolları için birçok tavsiye olmasına rağmen hala bunu neden başaramıyoruz? Maalesef uygulama aşamasına geçemediğimizden.

Mektup Türünde Yazılmış Eserler

mektup türünde yazılmış romanlar
Aslında günlük tarzında yazılmış kitaplarla  ilgili bir yazı hazırlıyordum. Ancak aklıma hep mektup türünde yazılmış eserler geldiğini için  önce bu konuya yoğunlaşmamın daha doğru olacağına karar verdim.

İlkin yabancı yazarlar ve eserlerini daha sonra da Türk Edebiyatında mektup türünde yazılmış eserlere ve yazarlara yer verdim.

Türk Edebiyatından mektup tarzı eserleri hiç okumadığım için sadece kitap ismine ve yazarların adlarına değindim.

Mektup Türünde Yazılmış Eserler ve Yazarları:

1- Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig:
Oldukça akıcı bir üslubu olan yazarımız Stefan Zweig'in  bir eseri. Tanınmış roman yazarı R.'ye meçhul bir kadından mektup gelir.
 Bu mektuplarda bu bilinmeyen kadının hayatını ve R. adlı yazarla arasındaki geçenleri öğreniyoruz. Karşılıksız bir aşk yaşayan bir kadın ve hayatına giren kadınları hatırlamayan bir yazar. Varın yaşanılanları siz düşünün.
Kitap yorumumu okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

2- Genç Werther'in Acıları, Goethe:
Muhteşem bir klasik olarak çok övülen bir kitap. Eğer bu kitabı okuyacaksanız çok beklenti içinde olmadan okuyun. Beklentiniz ne kadar  yüksek tutarsanız beğenme ihtimaliniz o kadar azalıyor.

Yazarın ilk kitabıymış. Bu kitap yayımlandığı yıllarda çok ses getirmiş.. Bu romanın yayımlanmasından sonra intihar sayısı  arttmış. Siz yine de dikkatli olun. Buhranlı döneminizde okumayın. Ne olur ne olmaz.

Kitabı okuduğumda artık zihinsel olarak karmaşık bir anıma geldiği için mi bilemiyorum, çok sarsıcı  gelmedi bana. Tabii sonu iyi bitmiyor.  Bu edebi değeri yüksek kitabı bir kere daha okusam iyi olur sanırım..

3-Şatodaki Kadın, Anne Bronte:
Bronte kardeşlerin en küçüğü Anne Bronte'nin yazdığı kitap  mektup tarzında yazılmış. Belli bir yerden sonra baş karaktere verilen günlüğü de okuyoruz.
 Bu kitapla ilgili yorumumu buradan okuyabilirsiniz.

4-Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka:
Kafka ve Milena 5 yıl mektuplaşmışlardır. Yalnızca 3 kez yüz yüze gelmişler. Bu kitap Kafka'nın Milena'ya gönderdiği mektuplardan oluşuyor.

 Usta yazarın mektupları,  üslubunu ve   hakkında bir şey  öğrenmek gibi bir amacınız varsa ilginizi çekebilir. Olay ve tutkulu bir aşk bekliyorsanız hüsrana uğrayabilirsiniz. Araştırdığımda  öyle sanıldığı gibi belirgin aşk olmadığı yönünde. Sadece fonda bir aşk esintileri olabilir.

 Mektuplardan oluşan bu eserde  Milena 'dan gönderilen mektuplar yer almadığı için biraz monoton, eksik kalıyor. Tekdüze günlük hayattan  bahsedildiği için biraz sıkıcı da gelebilir.

Daha sonra araştırdığımda kitabın sonlarına doğru Milena'nın mektuplarına da yer verildiğini öğrendim. Keşke karşılıklı sırasına göre mektuplar olsaydı daha iyi olurdu. Çok az okuduğum sonrasında devam edemeyip  bıraktığım kitaplardan biri. Halbuki yazarın üslubu için okumayı özellikle seçtiğim bir eserdi...

Felice'ye Mektuplar, Franz Kafka:  Yazarın nişanlısı Felice'ye yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap.

5- İnsancıklar, Dostoyevski:
Yine mektup tarzında yazılmış bir eser olduğu için okumaya karar verdiğim bir kitaptı. Yazınsal olarak bana bir şeyler katacağını düşündüğüm için incelemeye almıştım. Ancak yarım bıraktığım bir roman oldu. Direkt okuyup geçsem belki seveceğim bir kitabı, sırf üslubunu incelemek için yavaş yavaş ilerlediğim için kitaptan soğumama sebep oldu.

Rus yazar Dosteyski'nin ilk kitabıymış. İlk kitabıyla  tanınmaya başlayan  yazarlardan.  Dünya klasiği olan bu romanı  daha sonra okumayı  çok istiyorum.

6-Vadideki Zambak, Balzac:
Dünya klasiklerinden mektup tarzı yazılmış bir roman daha.
Bu kitabı uzun zaman önce okumuştum.Sanırım iki üç yıl önce.

Hatırladığım kitabın yarısına kadar geldiğimde hiç bitmeyen bir betimlemeler karşıma çıkınca okumam sekteye uğramıştım. Her gün biraz biraz okuyarak o bölümü bitirmiştim. Şimdi düşünüyorum da gerçekten betimlemeler o kadar uzun muydu yoksa bana mı öyle gelmişti.

Romanın sonunda mektubun kime yazıldığını anlayamamıştım. Açıkçası tekrar okumak da gözümde büyüdüğü için bu soru hep aklımda kaldı. Onun dışında güzel bir kitap.

7-İki Yeni Gelinin Anıları (Hatıraları), Balzac:
İki yakın arkadaşın birbirine yazdığı mektuplardan oluşan bir roman. Bu kitabı okumadım. Okuyanların yorumlarına baktım çok olumlu. Bayağı iyi bahsedilmekte bu eserden.

Türk Edebiyatında Mektup Türünde Yazılmış Eserler ve Yazarları:
1-Handan, Halide Edip Adıvar:
Mektur tarzında yazılmış roman.

2-Piraye'ye Mektuplar, Nazım Hikmet Ran:
Nazım Hikmetin Piraye'ye yazdığı mektuplar  derlenerek kitap haline getirilmiş.

3-Canım Aliye, Ruhum Filiz;  Sabahattin Ali:
Sabahattin Ali'nin eşine ve kızına yazdığı mektuplardan oluşuyor.

4-Hep Genç Kalacağım, Sabahattin Ali:
Sabahattin Ali'nin 1931-1948 yıllarında yazılmış mektupların hepsi bu kitapta yer alıyormuş.
Onun yazdığı ve ona gönderilen mektuplardan oluşan bir eser.

5-Yalnız Seni Arıyorum, Orhan Veli Kanık:
Orhan Veli Kanık'ın Nahit Fıratlı'ya yazdığı mektuplardan derlenen bir kitap.

6-Bir Kadın Düşmanı, Reşat Nuri Güntekin:
Mektup tarzında yazılmış bir roman.

7-Sönmüş Yıldızlar, Reşat Nuri Güntekin:
Bu kitap 21 hikayeden oluşuyor.
Sönmüş Yıldızlar, Bir Damla Gözyaşı, Bir Hazin Hakikat, Yalan, Bir Hayal Kırıklığı, Kumandanın Şoförü, adlı bölümler mektup tarzında yazılmıştır.

8-Okuruma Mektuplar, Nurallah Ataç:
Mektuplardan oluşan bir deneme kitabıdır.

9-Boşanmış Kadın(Mutallaka), Hüseyin Rahmi Gürpınar:
Gelin- kaynana geçimsizliğinden bir yuvanın dağılması sonucu; ayrılan eşlerin birbirine yazdığı mektuplardan oluşan bir roman.

Günümüzde Mektup Tarzı Yazılmış  Kitaplar:
Elveda Güzel Vatanım, Ahmet Ümit:
  İlk yayımlanma tarihi, 2015. Mektup tarzında yazılmış bir roman.

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, Susanna Tamaro:
 Bir dönem çok popüler bir kitaptı. 1994 yılında yayımlanmış bir kitap.Yaşlı bir kadının torununa yazdığı gönderilmemiş mektuplardan oluşun bir roman.


Whatsapp Grup İsimleri

whatsapp grup isimleri
Teknolojinin ve uygulamaların çok gerisinde kalan biri olarak whatsapp grup isimleri bulmam çok ironik olacak biliyorum.

Bu uygulama karşıma çok çıksa da ben kullamaya pek yanaşmadım. Ancak görülüyor ki bu da olmazsa olmaza doğru gidiyor...

Asıl konuya geçeyim whatsapp grup adları arayanlar olduğunu fark eder etmez bu işe de bir el atayım, dedim.
 Emin olmamakla birlikte Wp Grup İsimleri gördüğüm kadarıyla kişi tercihine kalmış bir durum. O yüzden aklıma ne gelirse yazmaya çalıştım.

Watsapp konuları her alanda olabileceğini düşündüğüm için whatsapp konularını biraz tahmini olarak belirledim. Başlıklar halinde yazdım. Tabii başlıklar sadece konuları ihtiva etmiyor;  kız, erkek ayrı  olarak whatsapp gurubu oluşturmayı düşünenler içinde başlıklar ekledim.

Whatsapp Grup Adları:
Bizim Mekan                   Meraklı Teyzeler        Tonton Teyzeler                  
Bir Şey Soracaktım         Dahiler                        Ninjalar                  
Ninja Kuzenler                Kadın Günlüğü         Havadis Var

Bize Masal Anlat         Kendini Dahi Görenler   Anlamayanlar            Kafama Bir şey Takıldı
Meraklı Melahatler      Huzur Arayanlar             Eğlenme Zamanı       Bana  Eğlence Gerek    
Başarı Kulübu              Kafam Şişti                      Bizim Çocuklar          Bana Fikir Lazımdı

Canı Çok Sıkılanlar      Evrene Enerji Yollayanlar          Pijama Partisi              
Kuzenlerin Yeri             Pozitif Takılanlar                       Cool Takılanlar

Çekemeyenler Burada             Bir Maruzatım Var         Masal Diyarı
Dertliler Köşesi                       Bir Şey Diyecektim       Bizsiz Olmaz

Bugün Ne Pişirsem           Üç Silahşörler                    Kendini Prenses Zannedenler
Ne Okusam                        Keşke Benim de Olsa        Ciddi Takılanlar Grubu
Dost Meclisi                      Ben Biliyom                      Bugünün Konusu
Kendini Geliştirenler         Mutluluk Kulubü              Fenomengiller

Bizimkilerin Mekanı            Örgü Örüyoruz              Sanatçı Ruhlar       Bir Hayalim Var
İyigiller                                 Dertgiller                       Sanat Penceresi
Ne Örüyon                            Erkenciler                      Huu Komşu

Sohbetine Doyum Olmaz    Yemek Günlüğü                 Bugün Ne Pişirsem?
Azcık Konuşalım                 Pek Gevezeler                   Bugün Çok Güzelim  
Her şey Güzel Olacak          Bizim Dünyamız              Haberin Olsun Hattı

Moda Tutkusu                     Birkaç Ünlü                    Fenomen          Bizim Mekan
Duydum ki                           Nostalji                          Müzikname      Gelinlerin Buluşma Noktası

Gece Kuşları                          Konuşmaya İhtiyacım Var      Dedikodu Yeri
Takıl Bize                               Teknolojiden Ben Anlarım    Dedikodu Kazanı                      
Gün Görmüşler                       Ben Demiştim                       Herkes Burada
            
Stres Atma Hattı                     Bilgi Dükkanı             Çemkirenler      
Hümanist Kişilikler                Gezdim Gördüm        Mutluluk Habercileri
Bizden Haberler

Kızlardan Oluşan Wp Grup İsimleri:
Bütün Kızlar Toplandık     Altın Kızlar                       Akıllı Kızlar      Neşeli Kızlar       Cici kızlar
Birkaç Hanfendi                 Evde Kalmışlar Kulübü   Bilgiç Kızlar     Geveze Kızlar    
Kızların Günlüğü                Fenomen Kızlar               Okuyan Kızlar   Çılgın Kızlar
Dedikodusuz Olmaz        

Erkek Whatsapp Grubu için İsimler:
Cool Erkek Takımı          Kahvehane       Karizmatik Takılanlar        Çok Centilmeniz
Çılgın Çocuklar

Kitaplarla İlgili  Whatsapp Adları:
Kitap Kurtları                   Çok Okuruz Biz             Kitap Önerileri     Kitaplardan Konuşuyoruz
Kitabım Olmadan Asla     Ne Okuyoruz?              Kitap Kulübü         Okurlar Bir arada
Kitaplarla Yaşayanlar

İş Arkadaşları için Wp İsimleri:
Ayrılmaz Ekip                Bizim Ekipman             İş Dünyası              İşkolikler      Bizim Ekip
Projemiz Var                   Ekip Ruhu                  

Kanki-Arkadaş Whatsapp Grup İsimleri:
Kankigiller                    Kanki Günlüğü              Biz Kankiyiz                Kankiler Firarda
Duydun mu Kanki?       Dost Meclisi                  Bizim Çocuklar           Bizim Tayfa
Okeyden Arkadaşlar     Sıkı Dostlar                    Bizimkiler                    Arkadaş Ağı

Arkadaşname              Arkadaşgiller               Arkadaş Birliği          Miskin Gençler
Kankilerin Gücü        Kankilerin Gücü Adına

Aile-Akraba için Whatsapp Adları:
Şeker Ailem                     Asabi bir Aileyiz    Geveze Ailem     Akraba Kulübü
Gezmeyi sever Ailem       Uyumlu Aile          Hemşerilerim      Tüm Sülale Toplandık
Aile Bağı                           Aile Ocağı             Teyzegiller          Kuzengiller
Aile Ağı                            Aile Parodisi        

Bloggerler için Wp Grup Adları:
Blog Dayanışması               Blog Sesleri           Benim Blogum Var      Blogger Mekanı
Bloggerler Aramızda           Blog Dünyası        Blogger Takılanlar       Bloglardan Fısıltılar

Blog Cafe                             Blogname              Bloghane                      Bloglardan nameler
Bloglardan Haberler             Blog Güncesi         Bloggerlar Burada

Okul Whatsapp İsimleri:
Okul Günlüğü              Ödev Neydi?        Sular Kesildi Çalışamadım          Eyvah Sınav Var  
Öğrenci Lakırdıları      Bizden Notlar       Çok Çalışmam Lazım Çok          Bilgi Küpü      

Çalışkan Hanfendiler        Proje Ekibi                Çalışkanlar Kulübü           Akıl Küpü
Bilgi Köşesi                      Mevcut Tamam          Araştırmacı Kişilikler      Bilim Kulübü

Yazarlıkla İlgili Whatsapp Adları:
Genç Kalemler                   Kurşun Kalem Grubu     Kalemi Kuvvetliler       Genç Yazarlar  
Hayalimiz Yazar Olmak     KaraKalemciler              Yazar Olmak İsteyenler

Mutlu Kalemler                  Acemi Yazarlar               Hikayeciler
Yazar Adayları                   Yazar Günlüğü                 

 Film-Dizi  Wp Grup İsimleri:
Dizi Günleri    Filmseverler       Film Önerisi       Dizi Gülleri       Film Muhabbetleri
Filmname        Bir Film Vardı    Film Tutkunları  Dizi Tutkunları  Film Birliği

Komik-Espirili Whatsapp Grup Adları:
Çok Tınn                     Laklak Yeri           Yol Geçen Hanı                   Ben Demiştim      
Ayna Ayna                   Takıl Bize              Çekemeyenler Kulübu       Huu Komşu
     
Bugün Çok Güzelim        Sesim Geliyor mu?       Keşke Benim de Olsa
Pek Gevezeler                  Meraklı Melahatlar       Kulağım Çınlıyor              Azcık Konuşalım
Hey Gidi Günler Hey       Alo Orda mısın?           Ara Sıra Ses Ver                Bir şey diyip Gidecem

Sadece Bakıyordum          Bana Teyze Dediler     Sivri Zekalılar                   Tantana Ekibi
Miskinler                           Uykucular                   Gülmek İsteyenler             Yol Geçen Hanı

Damdam                            Komikgiller               Kahkahaloji                     Kahkahası Bol
Şaşkıngiller                      Komikname               Acemi Fenomenler          Komik Sesler
Tantanasız Olmaz            Bizim Parodi             Bizden Eğlence                 Komikhane

Dini Whatsapp Grup İsimleri:
Dua Kardeşliği      Huzura Doğru     Dini Sohbetler     Yeşil Kapı      Duaya İhtiyacım Var
Huzurun Kapısı     Yeşil Pencere      Dua Kapısı           Dua Köşesi    Dua Günlüğü

Dua Penceresi       Gönülden Dua    Huzura Yolculuk  Gönül Gözü    Kalp Gözü
Dua Zamanı          Dua Kardeşliği    Dua Defteri        


Whatsapp Grup adları  için sunduğum bu liste başarılı ve güzel  olduğuna inanırsam ilerleyen günlerde daha fazla örnekler ekleyebilirim.



Gora Roman (Rabindranath Tagore)

Rabindranath tagore gora
Gora, Hint Edebiyatından okuduğum ilk kitap.Tabii yıllar önce okuduğum kitapların hangi ülkeye ait olduğuna çok bakmadığımdan, farkında olmadan Hint kitapları okumuşsam bilemiyorum.

 Yazar bu kitabıyla 1913 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüş.
Ülkemizde Gora 100 Temel eserler arasında yer almakta.

Şu dönemlerde ardı ardına televizyonda Hint dizileri yayımlanıyor, bu dizilerden Hint kültürü, yaşam biçimleri hakkında seyrede seyrede bir fikrim oluştu. Bir de Hint yaşam kültürünü Rabindranath Tagore'nin  'Gora' adlı kitabını okuyarak yazınsal olarak görmüş oldum .

Gerçi kitap 1910 yılında yayımlanmış. Bir dönem farkı olsa da  dizilerdeki gördüğüm hayat tarzlarını romandakilerle  ister istemez karşılaştırma yoluna gittim.

Kitabın KONUSU:
Binoy ve Gora iki yakın arkadaşlardır. Binoy, annesiz ve babasız büyümüştür. Gora'nın annesi Binoy için de bir anne gibidir.

Gora ülkesinin kurtuluşu için çabalayan dinine çok bağlı lider ruhlu bir gençtir. Lafını sakınmayan  konuşmalarıyla herkesi etkisi altına almayı başaran dikkat çekici birisidir.
Ayrıca  İngiliz düşmanı olan Gora onlara kafa tutmak için fırsat kollayan, yeri  geldi mi başkaldıran biridir.
Vatansever, halkının iyiliğini, gelişmesini isteyen Gora,  bunun içi bir şeyler yapma gayreti içindedir.

Hindu dinine bu kadar bağlı bir genç bu uğurda bu kadar savaş verirken, dini ve  vatanı için çabalarken  ondan gizlenen gerçekleri öğrendiğinde akıbeti nasıl olacak diye  ister istemez merak ediyor insan.

Diğer taraftan   ana karakter dinin ve geleneklerin koyduğu kurallara  sıkı sıkı bağlı olmanın getirdiği zorluklar karşınızda  boğulurken, bazen  gerçekler  bir yıkım getirmek yerine   bir insanın  kurtuluşu da  olabileceğini görüyoruz.

Hindistan kültürü, gelenek ve göreneklerini;  kast sisteminin yaşam içerisinde etkilerine tanık oluyoruz.

Karakterler iyi seçilmiş. Hepsi idealist olarak değil de kusurlarıyla.

Kitap çok sürükleyici. Bazı yerlerde sohbetler monoton olsa da kitabı beğendim.

Bir taraftan  İngilizlerin hayat tarzlarını benimseyen bireyler  görülürken diğer taraftan kendi vatanına dinine, gelenek ve göreneklerine sıkı sıkı bağlı bir Hindistanlı  genç Gora var. Ve bu modernlik ve geleneksellik arasındaki  mücadele gözler önüne seriliyor..

Kitabın sonunda ne değişen bir Hindistan görüyoruz  ne de kötülük yapanların yenildiğini... Burada daha çok baş karakterlerin farklı yollar seçerek bu katı sistem içerisinde kendi hayat yolunu seçtiklerini görüyoruz. Bir nevi karakterler değişerek kendileri için zor da olsa uygun bir yaşamı seçiyorlar.

Karakterler Hakkında:
Kitapta ana karakterler dört dörtlük değildir. Hepsinin bir kusurları, zayıflıkları göze çarpıyor.
Gora 'nın bazı değerlere körü körüne inanması...
 Eğitimli, kültürlü aklı başında Binoy' un herkesin etkisi altında kalması ve arkadaşının gölgesinde kalmayı tercih etmesi,
 Lolita'nın asiliği ve bu asilğin bazen düşünmeden hareket etmesine neden olması ,
Suçarita' nın biraz silik kalması...(Suçarita öyle değilse bile bendeki izlenimi bu oldu. Güzel baş kadın karakter kontenjanından...) Aslında kitapta Suçarita;  güzel, uyumlu olarak belirtiliyor.

 Yazar, Hindistan değerlerine göre güzel kızı baş role koymuş. Güzel olan esas kızımız Suçariye bir türlü ısınamasam da  Gora ve Suçarite arasındaki etkileşim ve birbirine duydukları derin sevgi kitapta öne çıkan bir mevzu.

 Kitaptaki aşk hikayesi etkileyici olsa da ben  farklı karakterleri birbirine yakıştırdım.
Lolita, kitapta   güzel olmadığı belirtiliyor.  Asi bir karakter. Lolita ve Gora' nın aşkı olsaydı eğer tıpkı Aşk ve Gurur adlı kitaptaki gibi bir aşk hikayesi çıkabilirdi  diye düşünmeden edemediğimi söylemeliyim.

  Asi bir kız Lolita ve geleneklerinden dolayı kadınları görmezden gelen Gora. İki asi ve mücadeleci karakterin çekişmeleri   kitaba daha çok heyecan katardı gibime geliyor.

Tamam esas kızımız Suçarite Gora'yla bir tartışma yaşasa da onunla söz düellosuna girse de  ilerleyen zamanlarda  Gora' nın etkisi altında kalıyor.

Lolita  daha çok  Binoy'un zayıflıklarıyla bir mücadele içinde... Onun bu zayıflıklarını değiştirmesi için sürekli sataşma ve didişme halinde. Karşısında uysal bir insan  olduğu için yaşanacak  bu mücadele yeterince kızışmıyor. (Ben de ne kavga meraklısıyım.)

Binoy'un iç dünyasında bazı etkiler yaratsa da bunu somut olarak çok dışa yansıtmaması biraz olayların  durağan kalmasına neden oluyor.

Kitaptaki hemen hemen tüm karakterler kişilikleri, bakış açıları, yaşam biçimleriyle zihinlerde yer ettiğini söyleyebilirim.

Kitabın oldukça sade bir dili ve anlatımı var:
Gora adlı kitabı okurken oldukça dili sade olduğunu fark ettim. Akıcı bir kitap.
Bu akıcılık zaman zaman duraksasa  da   iki günde kitabı bitirdim.

Eğer ülkenin gelişmesi için yapılan  felsefi konuşmalar biraz daha somut olarak ifade edilmiş olsaydı bu sürükleyiciliğin sekteye uğramıyacağını düşünüyorum.  O hararetli konuşmaların okuyucuya biraz daha geçmesi bu durağanlığı önleyebilirdi. 

''Ayakların tozunu silerek saygıyla selam verdi''
Bir görsel olarak izlemekle kitap okumak arasında bazen algısal farklar olabiliyor. Örneğin Hint dizilerinde selam veririken ayağa dokunarak olduğuna aşina olmuştum. Bu kitapta ''ayaklarının tozunu silerek saygıyla selamladı cümlesini bu dizilerden önce okumuş olsaydım. Eminim bir anlaman veremeyeceğimi düşünüyorum.

Tozunu silmek deyimi tam olarak o davranışı tanımlamadığını düşünüyorum. Bu kelimeyi her gördüğümde yadırgamama sebep oldu ister istemez. Kitabın bazı yerinde bunun ne olduğu belirtilmiş olsa da bu kelimeye pek alışamadım. Hindistan'da kendinden yaşça büyüklerin ayağına dokunarak saygıyı belirten bir selamlaşma şekli bu benim anladığım kadarıyla.

Dizilerde gördüğüm ayağa dokunmak eylemi ile ayağın tozunu silmek arasında benim için bir nüans var.. Kimbilir belki 1900 yıllarda kitabın yazıldığı dönemlerde ayağında tozunu siler gibi hareket günümüzde sadece ayağa  dokunmaya evrilmiş de olabilir mi? Bilemiyorum. Çeviren neden bu deyimi tercih etmiş.

 Sık sık bu deyim  kullanılsa da kitapta bir yerde ayağına dokunmak olarak  da ifade edilmiş olduğu gözümden kaçmadı.

Kast Sistemi:
Kitapta kast sisteminin yaşamdaki etkilerini görüyoruz. Ancak bazı yerlerde kafam karıştı. Kast sistemi içinde ayrılan sınıfların adlarından mı bahsediliyor yoksa  farklı dinlerden mi emin olamadım.

Sanırım kitabın altında açıklamaları okusaydım bu belirsizlik olmayacaktı.

Keşke okulda kast sistemini öğrendiğimiz sıralarda bu kitabı okumuş olsaydım. Bilginin yanında bir de romanın içinde kast sistemini ve işleyişini öğrenmek birbirini beslerdi o zaman.

Hindistan'da Kadının Yeri:
Kadının varlığı o yıllarda toplum tarafından yok sayıldığı, değer verilmediği kitapta açıkça görülürken, bunu daha da pekiştirmek için ufak  anektodlarla da belirtilmiş.

 Ne kadar toplum kadını geri planda tutsa da romandaki kadın karakterler güçlü kişilikleriyle öne çıkıyor.

Modern aile yaşamını benimsemiş kızların taa o yıllarda öğretmenlik yapma cabaları  göz doldursa da karşılarına çıkan engeller, toplumsal baskılar da dikkati çekiyor.

Rabindranath Tagore' nin Gora adlı romanı okumanızı tavsiye ederim. Hindistan'ın eski yıllardaki kültürünü, gelenek ve göreneklerini, yaşam biçimlerini daha yakından tanımak için önemli kitaplardan.