Oyun Eğlence vb. Karışık Youtube Kanal Adları

karışık youtube kanal adları
Oyun eğlence challenge vb. karışık youtube kanal adı  önerisi konusunda çok yorum alıyorum. Yorumlar o kadar uzadı ki bu yüzden yeni bir sayfada sadece karışık kanal adı isteyenlere yer vermeye karar verdim.
Bir nevi bu yöndeki taleplere  cevap vermek amacım.

Önerilerimin hepsine göz atmanızı tavsiye ederim. Aklıma güzel, iyi fikirler geldiğinde hangi konuda olursa olsun fark etmeksizin buraya ekledim.

Sizleri öyle bir youtube kanal adları yağmuruna tutuyorum ki aradığınız, istediğiniz türde isimleri burada bulacağınızı umut ediyorum.

Oyun Eğlence Challenge Karışık Youtube Kanal Adları:
 Aktüel Günler       Aktüel Eğlence     Aktüel Fikirler     Neler Yapıyorum
Her Konu Var       Aktüel Bilgi          Salt Aktüel            Sadece Aktüel      Aktüelname
Aktüel Konular      Neler Var             Neler Neler Var     Artı Kanal

Aktüel Diyar         Aktüel Medya       Aktüel Moda       Aktuel Hayat         Aktüel Tur
Aktüelnet              Aktüel Sanal          Aktüel Sanat       Aktüel Tekno         Aktüel Meydanı

Aktüelist               Aktüelit                  Aktüel Hit            Artı Aktüel           Artı Komik
Artı Fikir              Artı Genç                Artı Vizyon             Artı Sanat

Bir Fenomen        Bir Genç                 Artı Bir Genç       Artı Günler           Artı Fikirler
Sakin Dünyam     Benim Gölgem       Salt Gölge            Yalnız Gölge         Meraklı Gölge
Şaşkın Gölge       Gölge İzi                 Yaşama Bakış       Subjektif Bakış    İnce Çizgi

Farklı Açı          EkranNet                   Fark Net               Eğlence Net          Farklı Çizgi
Ev Show            Show Hattı               Show Çizgi           Benim Şovum       My Life Book

Farklı Gençlik           Farklı Gençler         Farklı Show              Farklı Ben          
Benim Şansım          Sosyal Yaşamdan     Yaşamak Zamanı      Benim Prensiplerim
Yaşamdan Bilgiler    Sıradan Günlerim     Prensiplerim Var      Akıl Başta

Çakıl Taşları             Yaşama Sanatı          Sanata Bakış            Sıradan İzler
The Artist                  Yaşam Sanatı            Artı Denge              Farklı Detay

Her şey Farklı           Farklı Günlerim           Artı Gelişim             Benim Çizgim
Artı Bilim                 Plus Life: Artı Yaşam

Artı Moda                   Bilime Bakış              Fikir Kalesi            Fikir Konağı
Modaya Bakış            Yaşama Bakış             Fikir Konağım        Fikir Bilgi

Eğlenceli Oyun         Eğleniyorum Net        Benimle Coş           Hadi Coş
İyilik Kelebeği          İyilik Kelebeğim        Yaşam Odağı           Film Noktası
DIY Noktası              Nasıl Yapılır               Nasıl Sorusu           Film Odağı

Nasılsın                     Neler Yapsam           Neler Yapıyorum     Ne Yapıyorum
İşin Yapılışı              İşin Püf Noktası        İşin Odağı                Ben Bilirim

Kimbilir                     Haber İzi                 İş İzi                         İşin İyisi
İşinde İyi                    İşim İş                    Çok İşim Var            İşin Ustası
İş Güç                        Sanal İş

Gönül Sesim             Yaşam Sesleri         Huzur Sesi               Araştıran Genç

Ekranloji: Sinema,dizi, televizyon gibi konuları ele alanlar için olduğu gibi bilgisayarla ilgili kanaldan tutun da birçok alana hitap eden geniş yelpazesi olan bir isim.

Çizgiloji: Bu isim çizgi film, tasarım, animasyon, resim...gibi kanal açmak isteyenler için uygun.

Salt Yaşam: Yaşama dair her şey olabilir. Karışık içerik videoları çekmeyi düşünenler kullanabilir.

 Artı Kültür :  Kültür alanı için muazzam isimlerden.

Gölge İzi: Bu isim  de hoş. Her türlü içerik için iyi.

Artı Fikir: Yine challenge, oyun, dıy..gibi karışık video düşünenler için çok farklı, güçlü adlardan. Bence kaçırılmaması gerekenlerden.

Farklı Diyarlar: Bir gezi kanalı açmayı isteyenler için uygun bir ad.

Hümanist AdamKarışık içerik youtube kanalları için.
Ve tabii Hümanist Kız, Hümanist Çocuk, Hümanist Genç...gibi versiyonları  olabilir.

Aktüelname ve Aktüelnet: Kaliteli içerikle önemli bir yer edinebileceğiniz orijinal adlardan.

Yukarıda önerdiklerimin çoğu beğendiğim isimler. Youtube'a şöyle bir baktığımda kullanılmayan isimler olduğunu gördüm.
Ayrıca buradaki kanal isimlerinden kendinize uygun olanları seçmeye çalışın.



Geri Dönüşüm Afişleri

geri dönüşüm afişleri
Matbuu.com'da afiş çalışmaları yaparken neden blogumda bunlara yer vermiyorum, dedim. Geri Dönüşümle ilgili afiş çalışmalarımla bir nebze fikirler sunmuş olacağımı düşünüyorum.
Daha önce geri dönüşüm slogan örneklerini blogumda paylaşmıştım

Şimdi sıra geri dönüşüm afişleri hazırlamaya  geldi. Elimden geldiğince iyi olmasına çalışıyorum. Bazen kararsızlık yaşadığım için vazgeçtiğim, sildiklerim de oluyor aslında...Şu an için birkaç tanesini buraya ekledim.

 Bir iki taneyle kalmayacak Geri Dönüşüm afiş örnekleri  sunmaya devam edeceğim...

Geri Dönüşüm Afişleri:
geri dönüşüm afişleri

geri dönüşüm afiş örnekleri



geri dönüşüm afişleri



geri dönüşüm için afiş


geri dönüşüm için afiş
Kelime rengine bir türlü karar veremedim. Beyaz mı daha iyi olur turuncu mu? Hangi afişin daha iyi olduğu konusunda ikileme düştüm. En iyisi  burada iki afişe yer vererek bu kararsızlıktan kurtulayım.

İkisini de burada aynı anda görünce beyazın resme daha çok yakıştığını  da anlamış oldum. Tabii turuncu da başka bir hava katıyor.


geri dönüşüm afiş


geri dönüşüm afiş


geri dönüşüm afiş
geri dönüşüm afiş

Blog Ziyaretçi Sayısını Arttırmanın Yolları

blog ziyaretçi sayısını arttırmak
Blog açtıktan sonra  blog ziyaretçi sayısını arttırmanın yollarını düşünmeye başlıyor insan ister istemez.
 Blogunuzun daha fazla kişiye ulaşması için neler yapılacağını kendi deneyimlerinden yola çıkarak anlatmaya çalıştım.
 Bu konuda birçok yazı var. Hepsi de yerinde çok iyi   tavsiyeler veriyor gerçekten. Ancak burada hangi yolu izleyeceğinizi önceden belirlemek önemli.

 Her şey herkese uymayabilir. En azından benim için. Yolun başındayken  bir karar verdim. Tüm bu yollardan bana uyan hangisi? Twitter hesabı açtım. Sevemedim.   Sırf kendi blogumun reklamını yapmak için yorum bırakmak bana göre olmadığını hissettim.

Benim için doğru yolun  organik ziyaretçi olduğuna karar verdim. Ben insanlara yazılarımı ulaştırmak yerine onlar beni bulsunlar istedim.  Öğrendiklerimi uyguladıkça bloga  ziyaretçi çekmek sanıldığı kadar zor olmadığını da zamanla anladım aslında.

1- Organik Ziyaretçi
- Benim birinci hedefim organik ziyaretçi çekmekti:Yani google aramalarından benim yazılarımın  bulunmasını istiyordum. Böylece önce  hedef kitlemi belirledim.

-Şimdi organik ziyaretçi çekmeniz için en önemli husus yazılarınızın google da üst sıralarda çıkması: En azından ilk sayfada olması. Ben bu konuya yoğunlaştım. 

-Doğru Yazı Başlıkları Belirlemeye çalıştım:Belirlediğim konuyla ilgili  insanlar google arama motoruna ne yazıyor bunu öğrenmek organik ziyaretçi çekmek için bilinmesi elzem.

Bunun için google anahtar kelime aracı işinize çok yaracak. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir şey var. Kayıt olurken dikkatli olun. Ben bu konuda bir hata yaptığım için reklam kampanyasını aktif hale getirmişim. Hemen iptal ettim.

Google anahtar kelime aracına nasıl kayıt olacağınızı iyice araştirmanızı tavsiye ederim.

Yazacağım bir konu olduğunda hemen google anahtar kelime aracından bakıyorum. Hangi kelimelerle bu konu aranmış diye. O anahtar kelimeyi yazı başlığımda , yazı içinde ve etiketlerde kullanıyorum.
Tabii googleda bu konu hakkında ne kadar yazı yazılmış bakıyorum. Çok az bilgi varsa bu beni sevindiriyor. Böylece ilk sıralarda çıkma avantajı artıyor.

Kısacası yazılarımın başlığını insanlar en çok hangi kelimeyle aradığına göre belirliyorum. Bu önemli. Sadece yazı başlığını değil, etiketler kısmını da buna göre oluşturuyorum.

 Yazılarının okunmamasında şikayet eden bloggerlerın  yaptıkları hata yazı başlıklarına önem vermemeleri. Ben mümkün olduğunca başlığın yazıyı en iyi ifade edecek şekilde olmasına özen gösteriyorum. 

  Başlığın dikkat çekici olması  en çok tavsiye edilen bir mevzu. Benim için ise başlık dikkat çekici olmasından ziyade konuyu en iyi ifade eden ve anahtar kelimeyi içeren bir başlık olmasını tercih ediyorum. Eğer esprili bir üslubunuz varsa ilginç başlıklar da konulabilir. Ama Anahtar kelimeyi gözardı etmeden.

Başlığı yazının  ilk 100 kelime içerisinde kullanmaya çalışıyorum. Tabii yazımın sonunda da...

-Yazı İçeriği: 
Organik ziyaretçi bir bilgiye ulaşmak için genelde arama yapar. Bu yüzden mümkün olduğunca bilgi vermek gerekiyor.

 Özgün yazılar yazın. Ben mesela önce yazımı yazarım sonra google da arama yaparak yazdığım konuyla alakalı diğer yazılar nasıl diye yüzeysel incelerim. Çünkü yazmadan önce araştırma yaptığımda farkında olmadan etkilendiğimi gördüm. Bu yüzden önce yazarım. Sonra  diğer yazılara bakarım. Bazen hiç bakmadığım da oluyor.

Rakip yazıları incelemek en çok önerilenlerden. Ama ben buna  çoğunlukla uymuyorum.
Zihnimde nasıl yazacağım konusunda bir fikir oluşuyor. Kendi yolumu daha çok kullanmayı tercih ediyorum.

-Resimler:

Resimler diğer  önemli konulardan. Yazılarınıza google aramalarından ulaşılması için
blog ziyaretçi sayısı arttırna
resimler diğer bir faktör. Bunun için resimlerin  tanımlanması gerekiyor.

*Ben bilgisayara indirdiğim resmi önce yeniden adlandırıyorum; küçük harflerle kelime aralarına çizgi koyarak ve Türkçe harf kullanmayarak...Yazı başlığını veya anahtar kelimeleri buraya yazıyorum.

*Yazıda kullandığım resimlerin özellik kısmına da anahtar kelimeleri yazarım.
Resim üzerine sonra Özellikler yazısına tıkladığınızda yandaki gibi pencere açılacaktır. Bu kısımları boş bırakmıyorum.

Resimler konusunda bu iki konuya uymaya çalışıyorum. Aslında birçok blog ipuçları var. Ben bir kısmını yazdım.

-Tema:
Önemli konulardan biri de tema konusu. Hızlı açılan puanı yüksek temalar seçin. Bazı sayfalara tıkladığımda açılması o kadar uzun sürüyor ki kapatıyorum hemen. Hızlı açılan, telefona uyumlu temalar seçmeyi ihmal etmeyin.
Hatırlayın; en çok ziyaretçi telefon kullanıcılarından geliyor. Bu yüzden temanızın telefondan nasıl göründüğüne bakın. Telefonla uyumlu bir tema kullanın.

-Kalıcı Bağlantı Adresi:
Önceleri başlığı yazdığımda bu bağlantı adresi otomatik olarak Türkçe karakterli harfleri düzeltiyordu. Belli zaman sonra bu özellik kalktı. Bu yüzden artık yazınızı yayımlamadan önce Türkçe karakterli harfleri düzeltmeniz gerekiyor. Yoksa url adresinizde harfler eksik çıkıyor.
blog ipuçları

Bunun google arama ve sıralamalarında önemli olduğunu öğrendiğimden beri dikkat etmeye çalışıyorum. Bazen unuttuğumda oluyor.

 Bazı yazılarımın kalıcı bağlantı adresinde eksik harfler olmasına rağmen  iyi yerde olanları da var aslında. Demek başka bir açıdan bu eksikliği gideriyor olduğum için fazla etkilenmemiş de olabilir.
Yine de bu kadar mühim olduğu vurgulanıyorsa bu ayrıntılara dikkat etmekte fayda var.

Yazınız taslak halindeyken sağ tarafta yer alan
kalıcı bağlantıya tıkladığınızda yukarıdaki resimde olduğu gibi açılıyor.
Özel kalıcı bağlantıya tıklayıp Türkçe karakterli harfleri düzeltebilirsiniz.

 Ben ziyaretçi sayısına fazla odaklanmadım. Sadece blog ipuçlarını uygulamaya çalıştım. Böylece ziyaretçi sayım  yavaş yavaş arttı.

2--Sosyal Ağlar:
Sosyal ağlar kendi kitlenizi oluşturmak için iyi mecralar aslında. Kendi blog isminizle twitter, instagram, facebook hesabı açabilirsiniz . Burada paylaştığınız yazıları sizi takip edenlere ulaştırabilirsiniz.

 Benim Maksat Gelişim olarak açtığım twitter adresim var. Ancak kullanmıyorum. Dediğim gibi hedefim organik ziyaretçi. Twitter hesabımı kilitledim.  Biraz sabretseydim. Yazılarımı paylaşmaya devam etseydi her şey rayına oturabilirdi aslında.

 Bloggerlerın sosyal ağlarda ne kadar etkin olduklarını görebilirsiniz. Bu konuya önem veriyorlar.Siz bana bakmayın. Ben sanırım istisnayım. Belki ileride sosyal ağları daha etkin kullanabilirim.

3-Konuk Yazarlık:
Belli bir yere geldiniz ama blogunuzun daha fazla kişiye ulaşmasını istiyorsunuz.  Yöntemlerden biri de; Konuk Yazarlık. Birçok blogger sayfasında konuk yazarlık yapmak isteyenler için duyuru yapıyor.
Takipçisi bol olan bu bloglara konuk yazarlık yapabilirsiniz.
 Ancak yazılarınızda dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:
Başka bir site için yazdığınız yazı için  itina göstermeye çalışın.
En can alıcı,en  yararlı bir konuda olmasına önem verin. Çünkü bu yazınızı beğenenler blogunuzu da ziyaret edeceklerdir.
Konu hem sizin tarzınıza hem da misafir yazarlık yaptığınız blogun alanını uygun olması iyi olur.

Ayrıca bu yazıyı başka bir yerde de kullanmayın. Kopya içerik olmaması için.  Misafir yazarlık yaptığınız blogda sadece yer alsın.

4-Bloglara Yorum Bırakmak:
Birçok blogger blog tanıtımı için önerdiği bir konu. Bloglara yorum bırakarak blogunuzun reklamını yapın diyorlar. Ama ifade etmedikleri bazı nüanslar var.

Bloglara Yorum bırakırken dikkat edilecek hususlar:

-Konuyla alakalı yazın. 
-Bana da beklerim, benim blogumu takip et gibi ifadelerden uzak durun. Gördüğüm kadarıyla hiç hoş karşılanmıyor. Belki yeni  bloglar birbirine bu şekilde talepte bulunmaları bir ihtimal olabilir. Yeni oldukları için her iki tarafı da bu rahatsız etmiyecektir. Ama belli bir yere gelmiş bloggerlerın bundan hiç hazetmediğini ifade edeyim.

Bazıları nezaketen tabii deseler de  öyle olmadığını başka yerlerde yazdıklarında görüyorum.

Bazen eleştirel yorumların dozunu aşabiliyoruz maalesef...
Blogumu yeni açtığım zamanlarda bir sitede beni etkileyen çok güzel bir cümle okumuştum. Daha sonra o siteyi aradım bulamadım. Aşağı yukarı şöyleydi. Blog yazılarından iyi şeyleri kendinize alın, olumsuz taraflarını blog sahibine bırakın gibi bir şeydi. Ne doğru bir söz. Eksikliklere odaklanmanın bana ne faydası var ki. Bunu bir türlü kendime felsefe edinemedim. Bir kenara yazayım en iyisi.

Blogunuza yorum yapanlara da cevap verin. Kimine cevap veriyor kimine vermiyorsanız bence  rahatsızlık verici bir durum. Ben elimden geldiğimce cevap vermeye çalışıyorum. Bazen bana değil de bloguma uğrayan ziyaretçiler için yorum bırakıldığında sadece yanıtlayamıyorum.

 Yazımın sonuna gelirken blog keşif etkinlikleri adı altında bloglar tanıtılıyor sanırım. Tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Araştırın. Belki  ilginizi çekebilir.

Bazı bloggerler da sayfalarında beğendikleri blogları öneriyorlar.

Eğer takip ettiğiniz site sahipleriyle doğal bir iletişiminiz oluşmuşsa sayfalarında sizi tanıtmaları mümkün.
Blog ziyaretçi sayısını arttırmanın yollarıyla ilgili belli başlı bilgiler ve fikirleri paylaşmaya çalıştım.
Hemen sonuçlar  almayı beklemeyin. Bu bir süreç. Bloga ziyaretçi çekmek için dolaylı ve doğrudan birçok ipuçları var. Yaptığınız  olumlu değişikliklerin, yeniliklerin muhakkak size geri dönüşü olacaktır.

Bloga ziyaretçi çekmeyi başardınızda bu sefer ziyaretçilerin blogda kalma süresi diğer ilgileneceğiniz bir konu olarak karşınıza çıkma ihtimali yüksek.

Ziyaretçileri blogda daha fazla tutmak için  Hemen Çıkma Oranını Düşürmek için Neler Yaptım? adlı yazımı  okuyabilirsiniz.

Geri Dönüşüm Sloganları

Geri dönüşüm slogan
Şimdilerde afiş tasarımı üzerine yoğunlaştım.
 Afiş için slogan çok önemli.
Madem afiş hazırlama sürecine girdim. Önce sloganlar bulayım, dedim. Ancak sonradan fark ettim ki geri dönüşümle ilgili sloganları arayan çok.
 Ben de bulduğum sloganları hem kendim için kullanayım hem de arayanlara sunayım dedim. Artık ne kadar başarılı sloganlar olur bilemiyorum.
 Daha önce blogum için slogan bulma sürecimle birlikte aklıma gelen tüm sloganları bloguma eklemiştim. Burayı tıklayarak görebilirsiniz.

Geri Dönüşüm Sloganları:
Geri Dönüşümlü Günler Başlıyor...
Çöpe Atma, Dönüştür...
Atık Deyip Geçme, Gelecek için Bir Hazine...

Geri Dönüşüm Dünyaya İyi Gelecek...
Geri Dönüşümün Önemini Kavra, Hayatında Uygula.
Geri Dönüşümle Kalkınsın Ülken...
Geri Dönüşüme Verirsen Önem, Kazanır Ülken ve Sen...

Geri Dönüşüm Zincirine Sen de Katıl...
Atıkları Değerlendirmek Önemli Madem, Geri Dönüşüm Hareketi Başlasın Hemen...
Geri Dönüşümle Kalkındır Ülkeni Birden...

 Enerji ve Hammaddede Tasarruf  Geri Dönüşümle  Muhtemel...
Geri Dönüşüm Demek  Bir Nevi Doğayı Muhafaza Etmek ...
Doğal Kaynakları Korumaya  Geri Dönüşümle Başla...
Geri Dönüşüm Kutularıyla  Renklensin Sokaklar..

Atık  pil, kağıt, camları topla; geri dönüşüm kutusuna yolla...
Atıkları Değerlendirelim...
Dünyaya sizin de bir katkınız olsun...

Çöp deyip geçme, en kolay değerlendirme...
Geri Dönüşümle  doğal kaynaklarımızın tükenmesini engelle ...
Ömrü bitmiş atıklar yeniden hayat bulsun bu hareketle ...

Çöp Deyip Geçme, Geri Dönüşümden Vazgeçme...
Geri Dönüşüm İyi Gelir, Çöpler Eksilir...
Geri Dönüşümle Çöpleri Dönüştür...

Atık denilen şey dönüştürülünce  sana yeter her şey...
Atık diye bir şey bir mazi olsun hep...
Geri Dönüşüm Deyip Geçme, Atıkları Seç...
Geri Dönüşüm Deyip Geçme, Harekete Geç...

Çöpe Atma, Dönüştür...
Çöpe Atma, Hayata Kat...
Çöpe Atma, Hayata Dönüştür...
Çöp Deyip Geçme, Geri Dönüşüme Geç...
Geri Dönüşüm Demek; (Emek, Hammadde,Enerjide) Tasarruf Demek...

Çöp Deyip Geçme; O Bir Hammadde, O Bir Enerji, O Bir Emek...
Geri Dönüşümle Geleceğe Yaşam Alanı Bırak...
Atık  Diye Yakınma, Geri Dönüşümden Sakınma...

Atıkları Tekrar Hayata Kazandır...
Ülke için yeni bir gelenek, geri dönüşüm bir seçenek...

Daha Refah Bir Geleceğe Atıkları Gözden Geçirmeye...
Atıkları Değerlendir...
Hadi Atıkları Yeniden  Değerlendirmeye...

Geri Dönüşüme Saklarım, Geleceğe Aktarım...
Gelecek için atıklardan başla...

Atıkları Geri Dönüşüm Kutusuna Atarım, Ülkeme Katkı Sağlarım...
Bilinçlere Değişim, Atıklara Dönüşüm ...
Geri Dönüşüm İyi Tasarım, Geleceğe  Güzel Yatırım...

En Kolay Üretim Şekli, Bize Geri Dönüşüm Gerekli...
Atıkları Geri Dönüşümle Hayata Kazandır..

Geri Dönüşümle Hayatı Kolaylaştır...
Geri Dönüşüme Özendirmek, Hayatında Uyguladığında Başlar...

Doğayı Korumak Elimizde...
Atıkları Değerlendirmek için Geri Dönüşümü Seç.

Hazırladığım Geri Dönüşüm Afişleri ni başlığa tıklayarak görebilirsiniz.


Agatha Christie'nin Okuduğum Kitapları

agatha christie kitaplarıBir gün ne okusam diye internette araştırma yaparken Agatha Cristie'nin  kitapları sürekli karşıma çıktı. Ve özellikle On Küçük Zenci adlı kitabıyla ilgili övgü dolu yorumlar görünce bu yazarın kitaplarını okumaya karar verdim.

Kitapları kısa. Akıcı. Temposu, üslubu, tarzı aynı. Bu yüzden  fazla hayal kırıklığına uğramıyorsunuz.

E- kitap olarak okuduğum için gözlerim bazen isyan  ediyor. Böyle durumlarda  ara vermek zorunda kalıyorum. Kitaplarını  en kısa süre bir gün, en fazla üç günde  bitiriyorum.

Agatha Christie'nin kitaplarını karışık okuyorum. Dedektif Poirot'un olduğu kitaplar arkası yarın şeklinde olmadığı için rastgele okumanın sorun olmadığını söyleyebilirim. Her kitapta farklı bir tema, olay var.
Aşağıda kitap isimlerinin yanına kalp simgesi koydum. Maksadım, Agatha Christie'nin en iyi kitaplarını belirtmekti .
Agatha Christie Romanları:

Dersimiz Cinayet: 1923.
 Hercule Poirot ve Arthur Hastings'in olduğu roman. Bu kitabı zevkle okudum. Ancak sonu ilginçti.  Siz de okuduğunuz da aynı izlenime kapılabilirsiniz: Gerçek katil bulunana kadar başınız dönüyor resmen.

💙Roger Ackroyd Cinayeti:(1926)
Dedektif Hercule Poirot karakterinin yer aldığı diğer roman. Bu kitabı çok beğendim. Katilin kim olduğunu biraz sezer gibi olsam da toz kondurmak istemedim. Anlatıcının üslubu da beni etkiledi. Birbirini tanıyan küçük bir yer ve  samimiyetin olması  romanı beğenmemde en önemli etkenlerden.
Daha önceki basımında ''Ölümün Sıcak Eli" olarak yayımlanmış.

💙 Ölüm Çığlığı:  (1930)
Yazarın diğer ön plana çıkmış karakteri Miss Marple bu romanda yer alıyor.  Bu kitabı da okuduğumda beğenmiştim. Kasabada birbirini tanıyan insanların olması. Anlatıcının üslubu bu kitabı sevmememe  neden oldu.

Acı Kahve: (1930)
 Tiyatro oyunundan  romana çevrilmiş kitabı. Ünlü dedektifimiz Poirot bu romanda karşımıza çıkıyor. İlk okuduğum Agatha Christie kitabı.

💙 Kanatların Çağrısı: (1933)
Kısa öykülerden oluşan bir kitap. Genelde bir çok öykülerin bir arada olduğu kitapları okumayı sevmiyorum aslında. Ancak bu eseri çok beğendim. İzlediğim korku- gerilim filmlerinin demek kaynağı bu kitapmış, dedim. İçindeki bazı öyküler  başlı başına bir kitap olacak kalitede.

Ölüden Mektup Var (Sessiz Tanık) : 1937  Hercule Poirot ve Arthur Hastings.  Güzel bir kitap.

💙 On Küçük Zenci: (1939) Beğendiğim muazzam  kitaplardan bir diğeri.

İskemlede Beş Ceset:(1940)  Hercule Poirot. Bu romanı biraz zorlanarak, açıkçası sırf bitirmek için okudum.Haliyle kısa sürede bitecek olan kitap beş güne sarktı. Olaylar ilgimi pek çekmediği için bu durum söz konusu diyebilirim. Sonlarına doğru biraz daha iyiydi kitap.

Beş Küçük Domuz: (1942) Hercule Poirot.

💙 Cinayet Reçetesi: (1942)
Bu kitabı da  çok sevdim. Yalnız kitabın sonlarına doğru  Agatha Christie'nin meşhur  karakteri olan  Miss Marple kitaba  dahil oluyor. Açıkçası birdenbire kitabın içinde yer alması onun varlığını hissetmekte zorlanmama sebep oldu. Sadece isim ve olay örgüsünü aydınlatan biri olarak yer alıyor. Pekala da bunu dedektif ya da başka bir karakter de yapabilirdi.

 Romanda bu karakter olmasa sanki daha iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü   Miss Marrple karakteri çok silik kalmış. Eğer diğer kitaplarını okumasam bu karakter ilgimi çekmez ve bu kim, nerden çıktı diye yadırgayabilirdim. Biraz havada kalmış. Neden bu güzel kitaba bu karakteri sokma gereği duymuş ki. Kitap zaten güzel. Dedektif işi çözseydi keşke.

Sıfıra Doğru: (1944) İlginç bir kitaptı.

💙Şampanyadaki Zehir: (1945) Bu romanı da beğendiğimi söyleyebilirim.

Çarpık Evdeki Cesetler:( 1949)
Bu romanda tahmin ettiğim kişi katil çıkmadı. İkinci şüphelendiğim kişiymiş. Yani bu kitabın filme uyarlanması  daha güzel olabileceğini düşünüyorum. Görsel izlemek bazı eksikleri gidereceğinden daha etki yaratacağı kanısındayım.

Şüphemi birisi üzerine o kadar yoğunlaştırmıştım ki...Onun soğuk yansıtılması sonradan da suçlu olmadığını öğrenmek beni tatmin etmedi. Katil belli olsa bile ben hala ilk tahminim çıkacak diye bekledim.

 Sonu  çok etkili. Roger Ackroyd Cinayeti adlı kitabındaki gibi katil sizi sarsıyor. Özellikle yakınlarının samimi, iyi insanlar olmasına vurgu yapılması  çok etkileyiciydi. Ancak bu  romanda yakınlarının çok fazla sarsılmaması ya da bu etki verilmemesi, bu olayı inceleyen müfettişin olayı kestirip atması sanki olmadı gibi...

İsimler de çok zorladı beni. İsimleri bırakıp kimden bahsedildiğine odaklandım. Kitap aslında beğeneceklerim arasına girecek potansiyele sahipti.

Sonuncu Kurban: (1956) Hercule Poirot.

16.50 Treni (1957): Miss Marple. Bu romanı beğendim. Kitaptaki çoğu kişiye şüpheli gözüyle baktığım için tabii tahminimin çıkması  olagan oldu.  Bu kitabın filmini izlesem daha çok seveceğim gibi bir kanıya vardım nedense.

Beklenmeyen Misafir:(1958)
 Bir an bu kitabın Çarpık Evdeki Cesetler adlı romana benzer olacağını düşündüm.  Neyse ki yazar her romanında farklı karakterleri suçlu yaparak bu benzerliği bozmaya çalışmış. Bu eser tiyatro oyundan romana çevrilmiş kitaplarından biri.

Ölüm Büyüsü:(1961)
 Bu kitap Agatha Christi'nin diğer eserlerinden biraz farklı. Kanatların Çağrısı 'ndaki gibi gizemli olaylarla ilgili mi olacak yoksa  yazar daha gerçekçi temeller üzerinde mi olayları ele alacak merakıyla okudum.
Yazar sizi yine şaşırtacak şekilde sonunu bağlıyor. Güzel kitaplardan biri.

Elmayı Yılan Isırdı:(1969) Merakla okuduğum bir kitap. Hercule Poirot.

Filler de Hatırlar: (1972) Hercule Poirot.

Cinayetler Kapısı ( Kader Kapısı): 1973
Bu kitap sürükleyici; ancak sonu beni pek etkilemedi. Tabii bunun sebebi geçmişte olan bir olay olması da olabilir. Ajan olan Tommy ve Tuppence çifti başrollerde.

agatha christie kitapları Agatha Christie En İyi Kitapları:
Bu liste benim  beğenilerimi ihtiva ediyor.Ve okuduklarım arasından seçtiklerimi. Belki okumadığım daha iyi kitapları olabilir. Okudukça buraya eklemeyi düşünüyorum.
-Roger Ackroyd Cinayeti
-Ölüm Çığlığı:
-Kanatların Çağrısı
-On Küçük Zenci
-Cinayet Reçetesi
-Şampanyadaki Zehir

*En iyi kitaplar arasına almak istediğim ama alsam bir şey eksik kalıyor, almasam da haksızlık yaptığım düşüncesini ortaya çıkaran  ikilemde kaldığım kitaplar:
*Çarpık Evdeki Cinayetler
*16:50 Treni
*Beklenmeyen Misafir


Kitabıma İsim Arıyorum Diyenler için

kitap isim önerileri
 Bir kitabın ismi de  kapağı da  önemli diye düşünüyorum. Yaşadığım bir örnekle izah edeyim:

Elif Şafak'ın, Aşk adlı kitabını almış bizimkiler. İsmi ve kapağı görünce biraz hayal kırıklığı yaşadım. Hele o pembe rengi var ya...İsmi de Aşk olunca... resmen bana biraz pembe dizi kıvamında bir kitap havası vermişti.

O kitap yıllarca bir kenarda durdu. Evde okumadığım bir o kitap var. İçine göz atıyorum. Mevlana ve Şems isimleri geçiyor. Yani içerik de farklı gibi. Bir gün can sıkıntısından önyargılarımı yıkıp kitabı okumaya karar verdim. Ve bayağı Şems'ten etkilendiğimi belirtmek isterim. Kitap sürükleyiciydi.

 Bu kadar güzel bir içeriğe bu ismi ve kapağı hiç yakıştıramadığımı itiraf etmeliyim... Bu kitabı okuduğumda aslında içinde yer alan başlığın kapak başlığı olması gerektiğini düşünmüştüm: Aşk Şeriatı.

Yazar sonradan koyu renkli kitap da bastırmış. Erkekler için. Kapağını saklıyarak okuduklarını görmüş yanlış hatırlamıyorsam. Bu yüzden bir başka basımı da koyu renkli çıkarmış.

  Gerçi aşk kitabı okuyanlar da azımsanmıyacak kadar çok. Kimbilir belki onları hedef kitlesi düşünerek bu isme ve renge karar verdi yazar. Durum böyle ise bu eleştirim ciddiye alınmasın.

Aşk kitabı sevenlere hiçbir eleştirim yok. Yanlış anlaşılmasın. İstediğini okumakta herkes özgür.
Kimseyi de küçümsemem. Zaten hemen hemen tüm romanlar aşk üzerine kurulu. Tabii anlatımdan anlatıma fark var.

 Burada ifade etmek  istediğim herkesin kendine özgü ilgi alanları var. Kitap ismi,  kapağı ve rengi az çok size bu konuda bilgi veriyor. Siz de ona göre seçim yapıyorsunuz.

Bir diğer örnek ise bir filmden vermek istiyorum: 'Sarsıntı' adlı filmi izlemiştim yıllar önce. İsim tam olarak filmi ifade etmekten ziyade filmle dolaylı bir ilişkisi var. Adını da filmi de çok beğenmişim.

kitabıma isim arıyorum Sonra  Filmin devamı çekildi. Yer Canavarı 2-3-4...gibi. Sizce Sarsıntı mı güzel, Yer Canavarı mı? Sarsıntı ne ile karşılaşacağını bilmiyorsunuz.

Yer Canavarı filmi size her şeyi anlatıyor. Eğer ilk filmi bu isimde koysalarda izlememek için bahaneler bulabilirdim. İçeriği, espirileri de kıvamında güzel bir film oysa.

Trende Panik, Gemide Panik, Uçakta Panik.. film isimleri duyunca maalesef hiç izleyesim gelmiyor.

İşte ben de kitap isimlerini ve kapak resimlerini dolaylı olanlarını seviyorum.

Örnek; Yıllar yıllar önce Kırmızı Pazartesi adlı kitabı okumuştum.İsim de kapağı da hoştu. Ve şimdi yeni basımlarındaki kapakları görünce benim pek hoşuma gitmiyor.

Neyse şimdi beğendiğim kitap isimlerine gelelim:
Jane Eyre: Kitaptaki baş karakterin ismi.
Harry Potter yine baş karakterin ismi iyi seçilerek kitaba verilmiş.
Emma, Anna Karenina, Madame Bovary, Sherlock Holmes gibi..  Bu örnekler çoğaltılabilir. Baş karakterin isimleri bu örnektekiler  gibi iyi konulmuşsa kitap adı olarak da tercih edilebilir.

Uğultulu Tepeler: Bence muazzam kitap isimlerinden.
Rüzgar gibi Geçti: Size yine kitabın ana konusunu vermediği için isim tıpkı içeriği kadar farklı.
Çalıkuşu: En sevdiğim kitaplardan. İsmi hem orijinal, hem de kitabın konusunu deşifre etmiyor.
Yüzüklerin Efendisi:  İyi seçilmiş isimlerden.
Toza Sor: Belki kitap ismi içeriği ile  alakası çok az olabilir; Ufacık bir yerde bahsedilse de ne alaka ismiyle demedim.
Bülbülü Öldürmek: Yanlış hatırlamıyorsam Atticus ufak bir yerde bülbül ile ilgili birkaç söz ediyordu. Yazarın yapımcısı kitabın ismini Atticus konmasını istemiş. Yazar değiştimek istememiş. Atticus'u  karakter olarak çok beğenmiştim. Kitap ismi olarak konsaydı da olabilirdi, ancak ben Bülbülü Öldürmek ismini de beğendim.

Dönüşüm: Bazı yerlerde Değişim olarak da basımı olduğunu gördüm. Ancak Dönüşüm ismi cuk oturmuş. Kesinlikle iyi bir isim.

Sefiller, Büyük Umutlar, Yüzyıllık Yalnızlık beğendiğim kitap isimleri.

Yaprak Dökümü: Kitabı okumadım. Eski Trt yapımı diziyi izlemiştim. Yine bu isim zihnimize yer etmiş klasiklerden.

Andre Gide'nin Pastoral Senfoni adlı kitabı Beethoven'ın eseriyle aynı adı taşır. Kitapta  kör bir kıza renkleri Bethoveen'ın bu senfonisiyle  anlatılmaya çalışır.

1984: Distopya türünün en iyi kitaplarından. Yazar, kitabı  yazdığı yıl, 1948'in son iki rakamını değiştirerek koymuş. Aslında kitap için  Avrupa'daki Son Adam düşünülen bir isimmiş.

Aşkı Memnu: Aslında Yasak Aşk demekmiş. Kitabın ismi bu olsaydı bu kadar iyi olur muydu? Bilemiyorum.

Ben daha çok gizemli isimleri seviyorum sanırım. Kapak resmi içinde geçerli.
Hatırlatma: Burada anlattıklarım kendi düşüncelerimi, kendi fikirlerimi yansıtıyor. Kısaca bana özgü fikirler.

 Kitap İsim Arayanlar için Önerilerim:
kitabıma isim arıyorum
 Buraya kadar güzel güzel yazdım. Bu noktaya gelince şüphelerim oluşmaya başladı.Şimdi bir kitabı okumadan nasıl isim örnekleri sunabilirim ki?

Yukarıda yazdıklarım kitabınıza isim koyarken size biraz da olsa yol gösterici olacağını düşünüyorum. Maksat size  fikirler vermekti.

Kitabın içeriğini bilmeden isim önerisinde bulunmanın ne kadar doğru olur düşüncesi içerisindeyken aklıma daha makul bir fikir geldi: Mesela yayımlanmış kitapların ismini ben koysaydım ne olurdu, sorusuyla kitap ismi arayanlar için bir nebze örnekler sunabilirim.

Şatodaki Kadın: Bu kitap günlük ve mektuplardan oluşuyor. Gizemli bir kadın, oğlu ile şatoya yerleşiyor. Komşular bu gizemli kadını merak ediyor. Gizemli Kadın, Dedikodu, Yanılsama, Yanlış Seçim...

Not: Örnekler bulmaya çalışırken kitabın orijinal isimlerinin aslında en iyisi  olduğunu da bizzat gördüm.

Agatha Christie kitaplarını şu sıralar okuyorum. Polisiye kitaplar için bir nevi kitap ismi önerilerim olacak. Açıkçası yazarın  kitap isimlerini ilk başlarda yadırgıyordum ve çok iyi konulmadığını düşünüyordum. Şimdi artık kanıksadım.

Şampanyadaki Zehir adlı roman için ismi ben koysaydım ne olurdu? Sorusuna: Rosemary, Anı, Şüphe, İz Peşinde...

Cinayetler Kapısı: Defneli Köşk, Şifre, Geçmişin Tozu, Yaşayan İzler, Geçmişin Ruhu ... 

On Küçük Zenci: Ada,  Acı Gerçek, Tesadüf...

Beş Küçük Domuz: Resimdeki İz, Aldanış, Gerçeğin Peşinde, Geçmişin Lekesi... 

Ölüden Mektup Var: Bu kitabın Sessiz Tanık olarak basımı da var. Miras, Aile Yadigarı, Görünmez Kaza, Mektup...

Dersimiz Cinayet: Karmaşık,  Son Sanık, Suç Zinciri, İnce Plan, Detay, İnce Detay...

Elmayı Yılan Isırdı: Elma Oyunu, Görgü Tanığı, Yalancının Mumu, Geçmişin Gölgesi, Elma Ağacı, Yanlış Tanık, Narkissos...

Roger Ackroyd Cinayeti: Bu kitabın önceki basımı Ölümün Sıcak Eli olarak yayımlanmış. Benim fikirlerim şöyle: Mavi Zarf,  Şantaj...

İskemlede Beş Cinayet:  Güç Hırsı, Dişçi...

Reşat Nuri Güntekin: 

Selma ve Gölgesi: Geçmişin Gölgesi,  Etki, Gizem...

Hemen Çıkma Oranını Düşürmek için Neler Yaptım?

hemen çıkma oranı blog
Bir sorunla karşı karşıyayım. Ziyaretçi sayım artarken hemen çıkma oranım da arttıkça artıyor. %77 çıkma oranı %90' lara ulaşmış durumda. Ve gittikçe de bu durum yükseliyor.

Hemen Çıkma Oranını Düşürmek için önerilerden şu ana kadar uyguladıklarım :

1-Linkleri otomatik olarak yeni pencerede Açmak: 

Link verdiğim sayfaları yeni sekmede açmak için bloguma kod ekledim. Ama hala hemen çıkma oranı düşmeyi bırak artmaya devam ediyor. Şunu belirtmemde fayda var. Ziyaretçi sayım da arttığı için bu yaptıklarım belki işe yaramıyor gibi görünebilir.

Aslında bu her durumda önemli bir konu. Bir blogda link verilmiş. Tam yazının ortalarında tıklıyorsunuz. Ve o sayfadan çıkıyorsunuz. Ziyaretçi için geri almak biraz zor gelebilir. Yeni bir sayfada pencere açılması hem ziyaretçi için daha kolay hem de sayfanıza gelen kişi hala sayfanızda zaman geçiriyor görüneceği için site sahipleri için iyi bir durum.


2- Benzer Yazılar Eklentisi:

Bunu zaten önceden eklemiştim. Yazının altında benzer yazılarla ilgili yazılarım görülüyor. Bu da mühim konulardan. Ancak bu, istediğim orana  düşmesini sağlamadığı için daha farklı bir yönteme  ihtiyacım olduğunu bariz şekilde gösteriyor. Ama ne? Bunu bulacağıma inanıyorum. Yazımı okumaya devam edin. Öğrendikçe buraya  yazacağım. Bu yazım yayımlanmışsa bilin ki birazcık da olsa yol katetmişim demektir.

3-Seo Uyumlu Tema:

Tavsiyeler arasında seo uyumlu tema kullanmak öneriliyor. Hızlı açılan  bir tema olması da mühim. Önceden olsa üşenmem sıfırdan başlar. Kodmuş, eklentiymiş düzenleyip  başlardım. Şimdi bunu yapmak beni düşündürüyor. Kodlar, eklentiler, düzenlemeler yapmışken bir noktaya getirmişim blogu. Yeni bir tema bu noktada doğru olur mu?  Hatırlamadığım  düzenlemeler var bir de tabii.

Ben blogger şablonunu kullanıyordum. Bu, seo uyumlu olmayacak da ne olacak diye düşünerek, blogger ın şablonuna güvendim.(Bu yazıyı yazdığımda temalar eskiydi. Yakın zamanda Blogger'a yeni, farklı temalar eklendi.Tema puanı da bayağı iyi. Bendeki şans işte.)

Tabii ziyaretçiler temayi beğenmediğinden de bu durum yaşanıldığı ile ilgili yazılar okuyunca tema arayışina  girdim. Bir tema buldum. Blogumda şu an görülen. Maalesef o da kodlarda değişiklik yapmak külfetli oluyor benim için. Bu işi hep ağırdan aldım. Blogum belli bir yere gelmişken artık tema değişikliği riskini alamıyorum. Blog açacaklara tavsiyem tema konusunu başlarda halledin.

4- Sayfa Açılış Hızı:

Sayfanın açılış hızı yavaş olması hemen çıkma oranını etkileyen faktörlerden. Google hız testinde blogumu test ettim. Ancak oradaki bazı uyarıları anlamadığım için nasıl düzelteceğimi bilmediğim için pek fazla bir şey yapamıyorum.

Anladığım şey resim küçültme. Onları bi düzeltebildim. Sayfa açılış hızını resim boyutları etkileyebiliyormuş.  Online resim küçültme sitelerinde tüm resimleri sıkıştırıp kullanıyorum.
 Temamı  değiştirmemin diğer bir sebebi bu. Sayfa açılışı hızlı olan bir tema yükledim.

5-Spam Ziyaretçiler:

Bir bu konu kaldı. Ben ziyaretçi sayım arttı diye memnunken bu ziyaretçiler arasında zararlı olanları olabiliyormuş.
 Hemen çıkma oranını etkiliyormuş. Benim bloguma spam ziyaretler olduğunu bazen görüyorum. Keşke google bunu engellese. Şimdilik bunu es geçiyorum.

6-Hemen çıkma oranını düşürmek için bir yöntem keşfettim: Bir sitedeyken sayfanın yenilendiğini fark ettim. Çok sinir bozucuydu. Site sahibi bunun farkında değil mi diye söylenirken diğer bazı sitelerde de  aynı şeyin olduğunu fark ettim. Araştırdığımda hemen çıkma oranını düşürmek için kullanılan yöntemlerdenmiş.(İyi ki uyarmaktan vazgeçmişim.)

Hemen çıkma oranım %90 larda olmasına rağmen bu yöntemi kullanmak istemiyorum. Çünkü bir sayfada geçirilen süre de önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer sayfa yenilenirse bu süre kısalarak blog değerini düşürme ihtimali geliyor aklıma o yüzden buna yanaşmıyorum.


7-Evet gelelim %91 ulaşmış hemen çıkma oranımı %90'a sabitlemeyi  nasıl başardım. Bir yandan ziyaretçi artarken bunu başarmak bence marifet.
(Taslak halinde bu yazım uzun süre duruyordu. Başlarda %90 oran, bu yazıma devam etme kararı aldığımda%91 olmuştu. )

Birkaç yazım o kadar uzamıştı ki artık yeni bir sayfadan devam etme gerekliliği hissettim. Ve yazımın devamına link vermemle sanırım bu oranın düşmesini sağladı. En çok ziyaretçi çeken birkaç yazımı bu şekilde yaptım. Ayrıca yazılarımın sonuna benzer yazılarımın linkini  ekledim.
Not: Bu madde önemli.

8-Yine bu konuda bir şey daha yaptım. Hep kafamı kurcalayan bir şey vardı. Yazılarımın sıralamalarını değiştirmek mümkün mü?

Bazı yazılarım ziyaretçi çekiyor. Ve bu yazılarımın bir önceki ve sonraki yazılarıma da bakıldığını fark ettim. Ancak şöyle bir sorun var alakasız yazılar olduğu için bu beni biraz rahatsız etmeye başladı.

Bu konuda bir yöntem var mı diye araştırdım, varmış. Bunu söylemek istemiyorum. Çünkü mesuliyet almak istemiyorum. Benim bloğum olduğu için deneme yapmakta bir sakınca görmedim. Çok risk almadan şu konuya önem verdim.

Ziyaretçi çekmediğini düşündüğüm yazılarımda oynama yaptım. Diğerlerine dokunmadım.Benzer yazılarımı birbiri ardına getirdim.

Tarihi geriye değil, ileriye attım. Ne olur ne olmaz diye. Bu yaptığım oynama bana negatif etkisini de hissetmedim değil. Oyüzden tavsiye etmem.

Site sahibi arkadaşlara bu yüzden uyarım olacak. Yazılarınızı yayımlarken birbiri ile alakalı yazılarınızın pespeşe olmasına dikkat edin. Bu da önemli bir konu. Çünkü bir yazınız çok okunuyorsa bir önceki ve sonrasına da geçiş yapılıyor.

Sonuç olarak bu yaptğım değişiklerle beraber her geçen gün ziyaretçi sayım arttı. Ve hemen çıkma oranını az da olsa düşürmeyi başardım. En azından belli oranda kalmasını sağladım.